KISKANÇLIKVE ÖFKEE

2265 Words

Kahvaltı sofrasına oturduğumuzda herkes neşeyle birbirine laf atıyor, uzun zamandır bir araya gelememenin verdiği özlemle sohbet ediyordu. Annem her zamanki gibi çayı dolduruyor, babam elindeki gazeteyi kenara koymuş, bize bakıp hafifçe gülümsüyordu. Alpaslan da babamla bir şeyler konuşuyor, arada bana dönüp bir şeyler soruyordu ama ben o anda sadece sofrada olmayan bir kişiyi düşünüyordum: Cemre ablam. Masada gözlerim sürekli onu arıyordu ama ortada yoktu. Kafamda bir yığın düşünce vardı. “Cemre abla gelmedi hâlâ,” diye mırıldandım, ama kimse tam anlamıyla duymamıştı galiba. Alpaslan’a göz ucuyla bakıp durumu anlatmaya çalıştım ama o da kahvaltıya dalmıştı. Tam bu sırada yavaş adımlarla biri içeri girdi. Başımı kaldırdım ve gözlerim ablama takıldı. Ablam… Saçları dağınık, üstü başı san

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD