Gecenin serinliği, kumsalda hafif bir rüzgâr eşliğinde denizden gelen tuzlu havayla birleşiyordu. Gökyüzü, yıldızlarla süslenmiş, deniz ise karanlık ve sessiz bir şekilde uzanıyordu. Ateşin sıcaklığı, etrafındaki soğuk havaya inat, oturdukları küçük alanı sıcak bir koza gibi sarmıştı. Tunahan, Esma’nın hemen yanında oturuyor, gözleriyle onu izliyordu. Esma’nın yüzü ateşin ışığında parıldıyor, saçları rüzgârın hafif dokunuşuyla omuzlarında dans ediyordu. Tunahan, ona hayranlıkla bakarken, Esma’nın yüzündeki huzuru ve mutluluğu görmek onu tarifsiz bir şekilde tatmin ediyordu. Esma, kollarını karnına dolamış, ayaklarını kumsalda kıvırmış bir şekilde oturuyordu. Gözleri ateşin titreşen alevlerinde kaybolmuş gibiydi. O an onun gözünden Esma, yalnızca güzel bir kadın değil, aynı zamanda narin v

