Cihan’ın ormanın derinliklerinde bir hayaletin peşinden koştuğu o dakikalarda, villanın sessizliği aslında ölümcül bir operasyonun en gürültülü anıydı. Cihan, öfkesinin körlüğünde "düşmanı" kovaladığını sanırken, gerçek avcılar çoktan villanın duvarlarını aşmıştı. Emir, rüzgarın saçlarını dağıtmasına izin verdiğinde, yüzündeki yanık izi ay ışığında parlıyordu. Cihan’ın "öldü" sandığı o gece, Emir sadece derisini değil, merhametini de o yangında bırakmıştı. "Zaman geldi," diye fısıldadı telsizine. "Aslan ininden çıktı. Fareyi kafesten alma vakti." Cihan’ın "geçilmez" dediği güvenlik sistemi, Emir için çocuk oyuncağıydı. Çünkü bu sistemi yıllar önce Cihan ile birlikte kurmuşlardı. Her kör noktayı, her zayıf noktaları Emir de en az Cihan kadar iyi biliyordu. Ama asıl kilit nokta teknik d

