"SELİN"

1696 Words

Zarfın kenarlarını parmaklarımın arasında ezip durdum bir süre. Açmaya elim gitmiyordu. Ya içindekiler beni darmadağın ederse? Ya umut sandığım şey, aslında vedanın en sarsıcı haliyse? Derin bir nefes aldım. Gözlerimi kapatıp içimde bir dua fısıldadım: "Ne olur, bu kez tamamen kaybetmeyeyim..." Zarfı yavaşça açtım. İçinden katlanmış bir kâğıt çıktı. Üzerinde silik bir lavanta kokusu vardı. Tam onun gibi... Yalın, derin, sessiz... Titreyen ellerimle satırlara göz gezdirmeye başladım. --- “Serdar... Adını yazmak ne zor, biliyor musun? Yıllarca içimden binlerce kez söyledim ama bir kez bile yüksek sesle söyleyemedim. Hep bir özür, hep bir eksiklik vardı dilimin ucunda. Şimdi bu satırları yazarken yine elim titriyor. Ne senin yüreğinden ne de kendi yaramdan eminim. Ama bildiğim bir şey

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD