Telefon çaldığında ocağın başındaydım. Bir yandan köfteleri kızartıyor, bir yandan da mutfağa yayılan o leziz kokuya karşı koymaya çalışıyordum. Noyan markete gitmişti, eksikleri tamamlayacaktı. Ben de o dönene kadar akşam yemeğini hazırlamaya koyulmuştum. Karnım öylesine açtı ki tavanın kenarındaki köftelerden birini alıp ağzıma attım, tam o sırada telefona yanıt verdim. "Efendim Melike’m," dedim gülümseyerek. "Kııız!" diye bağırdı telefondan Melike'nin heyecan dolu sesi. Gülmekten kendimi alamayıp telefonu kulağımdan biraz uzaklaştırdım. "Yavaş" dedim, ağzımda hâlâ köfte varken. Omzumla kulağım arasına sıkıştırdığım telefonla konuşurken bir yandan da pilavın altını kapatıp üzerine peçete örttüm. "Nur’dan duyduklarım doğru muu?" diye yeniden bağırdı Melike. Cümlesi heyecan, merak ve h

