Arhat’tan, Kafayı yiyecektim kafayı! Serhat da benden aşağı olmadığı için arabayı, bulduğu sinyale doğru deli deli sürüyordu. Bozoların yoluna dönmeden arabayı dağ yoluna kırdığında öfkeyle dişlerimi sıktım. Hele bir karımın saçının teline zarar gelsin, Behram’dan beter bir psikopata dönmem işten bile değildi. Direksiyonu sımsıkı tutmuş tüm hızı ile devam eden Serhat arada bir hayatımda duymadığım küfürleri ile arabayı dolduruyor sonra da estağfurullah deyip karım için duaya başlıyordu. Ben de bol bol intikam yemini ederken bir yandan da zamanında yetişebilmek için Allah’tan yardım istiyordum. Sinyalin geldiği sabit noktaya az bir vakit kala gözlerim etrafta bir ev, kulübe yada park halinde bir araba aradı ama hiçbir şey yoktu. Tek bir ağaç yada çalılığın olmadığı bu kel tepede karı

