Serhat’tan, Şu durumda hoş geldin denir mi bilmediğim için sadece “geçmiş olsun” demekle yetindiğim Afran, Feri sönmüş gözleri ile gözlerime bakıp konuştu. “Karımı alıp gitmek istiyorum. Konağı devredeceğim. Bize mani olmayın diye önce size geldim.” Söylediklerinden henüz halamın durumunu öğrenmediğini anladığımda Behram ağaya baktım. Adamı aldığı gibi hiçbir şey açıklamadan konağa getirmişti. Daha en başından, Afran bu bataklığa hiç çekilmeden ağası olarak onu koruyup arkasında durması lazımdı ama kendi aile içi meselelerinden yol bulup amca oğluyla ilgilenememişti demek ki. Benim karım da onun himayesinde olmalıydı bekarken ama evlendiğimizde açlıktan ölmenin sınırına gelmişti. Aşiretlerinde yerine geçip ondan daha düzgün ağalık yapacak bir adam olsa devret derdim ama ikinci vari

