Fırat, amcasıyla yaptığı konuşmadan sonra omuzlarındaki yeni yüklerle beraber merdivenleri tırmanmaya başlamış, ağır ve sert adımlar atarak odasına çıkmıştı. Baran`ın ölümünden sonra dağılmış ve berbat bir haldeydi. Zihinsel ve fiziksel olarak bitik durumdaydı. Kendini toplamak adına ilk önce üzerindeki pisliklerden arınmak için banyoya girmişti. Suyun sesi, zihnine çakılan çivileri sökmeye yetmiyordu. Fırat, banyonun buğulu camına dayadığı alnında soğuk fayansın etkisini hissetmeye çalışarak gözlerini yumdu. Sıcak su, geniş omuzlarından, o sert kaslarından aşağı akıp giderken, ruhuna yapışan o ağır tortuyu temizleyemiyordu. Cemal amcasının sözleri, suyun şırıltısına karışıp yankılanıyordu beyninde: “Sen aynaya baktığında kimi görmek istiyorsun?” Aynaya bakmak... Fırat, suyu kapatıp

