Dudakta Kalan Kahve

1106 Words

Elimdeki soğumuş kahveden koca bir yudum aldım. Tadı acıydı, soğuktu ama az önce Bade’ye verdiğim o ayarın lezzeti yanında mırra gibi kalırdı. Merdivenlerin başında, içimdeki o hırçın atı dizginleyip yüzüme "hiçbir şey olmamış" maskesini taktım. Tam basamakları inecekken Azad’la burun buruna geldik. Beyaz gömleğinin kollarını dirseklerine kadar katlamış, yakasını bir düğme daha açmıştı. Beni görünce o duruşu, o bakışı anında değişti; sanki dünyadaki tek varlık benmişim gibi odaklandı üzerime. "Zerro! Ben de seni arıyordum. Mutfakta yoksun, bahçede yoksun... Nereye kayboldun yine?" dedi, basamakları ikişer ikişer çıkıp yanıma ulaşarak. Kahve fincanını hafifçe kaldırdım. "Kahve içiyordum Azad, ne bu telaş? Babamlarla işin bitti mi?" Azad, elimdeki fincana bakıp sonra gözlerimin t

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD