Arabadan indiğimizde Alaz elimi tuttu ve ilerlerken gömleğinin açıkta kalan kısmından çıkardığı gözlüğü taktı ve arka tarafa geçtik. Yanımızdan geçen herkes Alaz’a selam veriyordu, bana da selam verenler vardı. “Kasma kendini…” dediğinde elini sıktığımı fark ettim, hafif gevşettim. Arka bahçede insanların arasına karıştığımızda Alaz kulağıma yaklaştı, “Sen kafana göre takıl, ben birkaç kişiyle görüşüp geleceğim.” “Tamam, görüşürüz.” Yanımdan ayrılıp başkalarının yanına gitti. Ben de koltuklardan birine oturdum. Bir kadın önüme viski koydu. Viskiyi alıp içmeye başladığımda Alaz gözlerini bana dikmiş bakıyordu. Bir daha içmemem konusunda beni uyarmıştı. Viskiyi bırakıp dudağımın kenarını sildim ve bacağımı diğer bacağımın üzerine attım. Onu çıldırtmak istiyordum. Bugün onu çıldırtmak ist

