“Şş, sessiz! Şu topuğunu çıkar!” fısıldamasıyla topuğumu çıkardım. Alaz eline aldıktan sonra elimi tuttu ve çöp konteynerinin üstüne çıktıktan sonra beni tutup çekti. “Az kaçmadım buradan,” deyip penceresinden içeri baktı. “Temiz. Şu köşede çubuk olacak, ver onu,” dediğinde çöp konteynerinin köşesine baktım. Demir bir çubuk vardı, alıp Alaz’a verdim. Koca çöp konteyneri villanın deposuna yaslanmıştı, Alaz’ın penceresi ise üstteydi. Cam açıldığında Alaz önümde eğildi. “Çık sırtıma, içeri gir.” “Taşıyabilecek misin beni?” “Geçsene kızım!” demesiyle sırtına çıktım ve içeri girdim. “Alaz… Vay be…” Tek kişilik yatak, masa üstü bilgisayar, diz üstü bilgisayar, koca bir televizyon ve oyun konsolları… Alaz da içeri girdikten sonra gülümsedi ve camı kapattı. “Hâlâ aynı, tek bir değişiklik y

