Sabah uyandığımda Kağan yanımda yoktu. Ben neden ondan önce uyanmıyordum. Kafamı kaldırıp etrafa bakındım. Olmadığını görünce kalktım. Çıplak ayaklarımla kapıya yürüdüm. Sigara dumanı burun deliklerime dolduğunda kapıdan başımı uzattım. Kağan duvarın dibine çökmüş sigara içiyordu. Oldukça düşünceli görünüyordu. Merakla yanına ilerlemeye başladım. Başını bana çevirdiğinde önce çıplak ayaklarımı gördü, hemen ayağa kalktı. "Çıplak ayakla mı dolaşıyorsun" diye azarladı. Şaşkınca gözlerimi belerttim, sinirli miydi? "İçeriye gir, geliyorum" diye beni içeriye kovaladı. Hiç bir şey söylemeden içeriye girip ayakkabılarımı giydim. Üşüdüğümü hissdince ceketimi giydim. Kağan ağzında ki dumanı üfleyerek içeriye girdi. Nasıl baktığımı bilmiyordum ama o hemen beni kuşattı. Başıma peş peşe öpücükler kon

