Yüreğimi sıkan bir sıkıntıyla uyandım bu sabah. Sanki biri boğazıma yapışmış ha bir gayret sıkıyordu. Nefes alamıyordum. Üzüntüden diye düşündüm önce. Annemle ve Kağan'la yaptığım veda yüzünden. Değildi, bu sıkıntı başkaydı. Başka bir şey vardı. "Babam nerde?" Ceyda durgundu. "İşi varmış canım." Bugün pazardı, babam bu saatte evden çıkmazdı ki. Ceyda kahvaltı hazırlarken Nehir'in yanına gidip öptüm. Neyse ki sakinleşince pamuk gibi oluyordu. Kendimi çok yorgun hissediyordum, anlamadığım bir ağırlık çökmüştü üstüme. Koltuğa uzandım. " Hasta mısın? " Tepemden bana bakan Ceyda'ya başımı olumsuz yönde salladım. "Bir tuhafım, içimde bir sıkıntı var." Sessiz kaldı, zaten oda bir tuhaftı. Biraz sonra kahvaltımızı yapmış bir şekilde dağıldık. Pek bir şey yiyememiştim. Bugün odamı ve banyomu

