Kocaman bir plazanın önünde durduk. Açık ağzımla plazanın boy ölçüsünü almaya yeltendim ama Cemil tutmasa geriye düşecektim. Tamam çok sefil bir hayatım olmadı ama bu kadar lüksü de görmemiştim. Rahattı benim hayatım. Evimin küçük olması benim tercihimdi. Babamın o devasa olmasa da büyük iş yerine dükkan diyor olması da onun tercihiydi. Mesela benim babamın imkanı vardı, daha büyük evler gibi, daha büyük iş yerleri gibi ama babam istemiyordu. Hayatımızın ölçüleri bize göreydi, yetiyordu. Bir yandan da Şevket amca bu plazayı kurabilmek için çok çalışmış olmalıydı, zira bu kadar büyük bir şirket ancak geceleri gündüzlerine karışmış insanların harcıydı. İnsanlar ve gayretleri. Babamın daha büyüğünü isteyeceğini sanmıyordum çünkü ben o işi yapmayacaktım. Ama Şevket amca iki oğlu için büyük iş

