Deliye dönmüştüm. Tekrar karşımdaydı, bu defa çok yakınımdaydı. Yine bölündüm bin parçaya. Yine toplanamayacak kadar dağıldım. İhanet etti. Bizi harcadı. Neden ağlıyordum, neden bir nebze olsun azalmıyordu bu acı. Ne istiyordu, canım da mı terk etsin bedenimi. Ne için yaşıyorum ben şimdi. Odamın kapısının önüne çöktüm. Bu kapıyı ne zaman açacaktım, ne zaman cesaret ederdim. Sanki kapıyı açınca üzerime devrilecekti on yedi yaşım, en güzel yılım ve en güzel yanım. Bir kaç parça değildi anılarımız. Çoktu, koskoca bir yılımdı. Oysa iki yıl ne de boş geçmişti. Şimdi ne yapayım İstanbul'u. Neyime benim mutlu olmak. Herşey bir gün bitip gidecekse, neden yaşıyordu ki insan. İlk defa sorguluyordum bunları, oysa yaşamayı severdim ben. İçimdeki o gözlüklü, diş telleri olan kızın hayalleri vardı. Ben

