ASYA Ben, Erdinç'in kolundaki metal yıldızları olan deri bilekliğe bakarken, telefonu çaldı. Kendinden emin duruşuyla “Pardon,” diyerek ayağa kalkıp, kapıya doğru yöneldi. Panikledim, içimde kötü bir his oluştu. Hemen bir bahane bulup, bu evden çıkmalıydım. Erdinç'in tavırlarındaki gariplik, kapıdan girdiğim ilk andan beri beni rahatsız etmişti. Şimdi birde bu bileklik… Umarım yanlış düşünüyorumdur. Yaşadığım olaylardan sonra paranoyak mı olmuştum acaba? Erdinç salona geri döndüğünde, kötü görünüyordu. Kafamdan uzaklaştırmaya çalıştığım düşünceler, tekrar üzerime üşüştü. Hemen ayağa kalktım. Öfkeli yüzü aniden değişti. Daha sevecen, gülen bir yüzle, “Hayırdır, gidiyor musun?” diye sordu. “Kendimi iyi hissetmiyorum. Bu akşam için beni affetsen.” Konuşurken gözlerim isteğim dışında, süre

