Patlayan silah sesi, içimde yankılanan bir çığlık gibiydi. O an, canımın acıdığına dair hissettiğim şey, fiziksel bir acıdan çok daha derindi; ruhuma saplanmış bir mermi gibiydi bu. Gözlerimi kapamış, yere çökmüştüm. Korkudan titreyen bedenim, sanki yerle birleşmişti. Korkuyordum; gözlerimi açmaya cesaret edemiyordum. "Rüzgar..." diye fısıldadım, sesim yankılanırken kaybolmuş gibi geldi. Sessizliği, ilk defa bu kadar çok sevmemiştim; içimi kemiren bir boşluk hissiyle doluydu. "Rüzgar, ses ver. Lütfen konuş!" Yüksek çıkan sesime tek cevap, derin bir iç çekiş olmuştu. O an, içimdeki endişe daha da büyüdü. "Şirin gözlerini aç," dedi Rüzgar'ın sesi, derin ve sakin bir tınıyla. Ama o sesin ardında yatan acıyı hissetmek, kalbimin hızla çarpmasına neden oldu. Anında dizlerime gömdüğüm kafamı k

