Yaman...

789 Words

Hydra Adası’nda güneş, sanki sadece Aras ve Elif’in yeni hayatını aydınlatmak için doğuyordu. İstanbul’un o boğucu, barut ve hırs kokan havasından binlerce kilometre uzakta, bu küçük taş evin bahçesinde zamanın akışı bile değişmişti. Artık saatler holding toplantılarına veya kaçış planlarına göre değil; denizin gelgitlerine, zeytin ağaçlarının gölgesine ve Deniz’in neşeli kahkahalarına göre ayarlanıyordu. Elif, mutfakta taze kekik kokulu ekmekler hazırlarken pencereden dışarıya, Aras’a baktı. Aras, bahçedeki eski ahşap masayı onarıyordu. Üzerindeki o pahalı İtalyan takım elbiselerin yerini keten bir gömlek ve güneşten yanmış bir ten almıştı. On yıl önce Londra’ya kaçan o öfkeli genç adamla, bugün oğluna bir oyuncak gemi yapan bu adam arasında dağlar kadar fark vardı. Aras artık yıkmak içi

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD