Bana giderken bıraktığı kazağındaki koku;gözlerimi kapattığımda özlediğim varlığını yanımda hissettiriyordu.Anılarım beynimde cirit atarken , onun yüzünün her bir zerresini yeniden hatırlıyordum .Onu unutmak yapabileceğim en büyük ihanet olurdu .Ben de bu yüzden ona ait her şeyi saklamak için beynimin en büyük alanını kullanıyordum .Üstelik bu alanı başıboş bırakmıyor , her gün onu kontrol edecek bir bekçi gönderiyordum .
Hayatta var olmadan önceki dokuz ayında bile , benim varlığımı göremeden hissetmiş ; bana bağlanmış,korumak için her fedakarlığı yapmıştı.Hayatında taşıdığı en önemli yük olan ben,ona hiç ağır gelmemiştim.Eline karnına götürdüğünde oradaki varlığımla hayaller kurmuştu .Bana daha doğmadan bizi nasıl bir hayatın beklediğine dair konuşmalarda bulunmuştu .Babamı da sohbetimize eklediğinde ben bazen heyecandan elimi kolumu tutamayıp onun canını yakmıştım .Yediği yemeği , içtiği suyu , aldığı nefesi bile benim emrime sunmuştu .Kendisi üşürken bile bedeni beni sarıp sarmalamış , hiçbir zaman soğukta kalmamıştım .İçinde bulunduğum karanlıktan korkmamam için her zaman varlığını bana hatırlatmıştı .
Aldığı her nefeste beni hissetmiş ,çektiği dayanılmaz acıya bile bana kavuşacağının verdiği sevinçle katlanabilmişti.Beni kucağına ilk verdiklerinde,hayatının her anını çalacağımı bile bile ömrünü bana adamıştı.Gözlerimin içine baktığında minik bedenimle tanışmıştı. İki avucu arasına sığacak kadar küçükken bana büyüttüğü sevgi , benimde serpilmeme olanak sağlamıştı .
Benim için elinden gelen ne varsa yaptığında bile nankörlük edip ağlayarak karşılık verdiğimde beni elleriyle sarmıştı.Ben ağlarken o hiçbir zaman gülememişti.Tek düşündüğü bendim , ben ve büyüme serüvenim ...
Yürümem gereken yolu ilk o göstermiş,yanlış yollara saptığımda o yönümü göstermişti.Her düştüğümde beni kollarımdan yukarılara kaldırmak için tetikte beklemişti .Daha yürüyemezken bana uçmayı öğretmişti .
Bu küçük kelebek konacağı yönü bilmese de düşecekken kanat çırpmayı öğrenmişti .
Telafisi olmayacağını bildiği uykularından bile vazgeçmiş,karanlığımda hep yanımda olmuştu.Uyurken rüyalarıma giren kötülüklerden bile koruyabilmek için her zaman hazırda beklemişti .Huzurlu gibi görünen uykularımda da beni izlemek yerine karanlığa gömülmeyi elbette kabul etmemişti .
Günler geçtikçe değişen yüzüme ,uzayan boyuma baktığında bir sonraki için hayaller kurmuştu .Ona ilk seslenişimi dört gözle beklemişti , ona kavuşmak için koşacağım zamanları bekleyerek bir ömür geçirmişti .
Karnıyla ilk buluştuğum andan başlayıp ölüm bizi ayırana kadar böyle olacağına her zaman emindim,ki böyle olmuştu.Kabul olan son duası eminim benden önce ölmüş olmasıydı.
Ben onun yokluğuna dayanamazken o beni kaybederse zaten ölürdü biliyordum.Anneler çocukları için yaşardı,dünyanın en fedakarlarıydı.
Her anne iyiydi,ama annem iyi ki benim annemdi.
Gözlerimden akan yaşlara aldırmayıp içimde artık içimde tutamadığım hıçkırıklarımı da serbest bırakmıştım.Her gece sabah olsun diye beklerken özlediğim,gözlerimi açar açmaz yanına koştuğum yatağındaydım.Yatağı soğuktan donarken annemin bedenini kaybedince boşluğa düşmüştü .Ve ondan başkası bu boşluğu dolduramazdı .
En sevdiği ve bana kalan tek eşyası olan kazağı annemi hissettirebilmek için kendini bana bırakmıştı.Bedenine sarmalanmış kazağının ondan ayrılıp boşlukta kendini yalnız hissedeceğini hiç düşünmemiştim .Teninin kokusu , özlemimle buluşurken burnumun direği yere yıkılmıştı .
Ne yapacağımı nasıl yaşayacağımı bilmiyordum.Hayatta her zorlukla başa çıkabilirdim ; annem yanımda olsaydı eğer.Çıktığım yolda girdiğim çıkmaz sokaktan uçarak kurtulamazdım .Önüme çıkan duvarları ezip geçemezdim .Daha da önemlisi peşimden gelip giden anılarımı asla yarı yolda bırakamazdım .
Geleceğim , yarınım , bundan sonraki hayatım bilinmezlikte kaybolacaktı .
Ve ben yaşama hevesimin kalmadığı bu hayatta nefes almak zorunda kalacaktım .
Hangi mesleği yapacağıma karar verirken
kim yoluma ışık tutacaktı?Hangi yaşta olursam olayım hastalandığımda kim varlığıyla beni ayakta tutacaktı?Annem olmadan nasıl nefes alacaktım?Bu koskoca dünyada kaybolmadan nasıl yaşayacaktım?
Derdim olup dizlerine yattığımda parmakları saçlarımda gezinirken tüm dünyadan uzaklaşır ne hüznüm varsa benden ayrılırdı .
Umut dolardı içime boşluğa düştüğüm kollarım bir bedene yapışırdı .
Teyzem annem gittiğinden beri benimle kalıyordu.Taziyeye gelenleri karşılıyor,bana acıyarak bakanları uzak tutmaya çalışıyordu.
Onun da acısı çoktu.Annem tek kardeşiydi.Ama ben bu konuda bile bencillik ediyor kimse benim gibi acı çekemez diye düşünüyordum.
Yaşadıklarım zaten zor bir durumken babamın hastane de olduğunu da acımadan yüzüme vurmuşlardı.Annemi trafik kazasında kaybetmiştim.Babamın haberi alınca kalbi dayanmamıştı.Babamın kalbi her zaman annem için atmıştı,o gidince buna dayanamamıştı.
Kalbimiz tek başına yarım bir şekilde beklerken içine doldurduğumuz sevgiyle dolmaya başlar .Bazen o kadar dolar ki taşacakmış gibi hissederiz .İçi doludur ama hala yarımdır. Ve onu tamamlayan aşık olduğu insandır .Babamın kalbini dolduran benim sevgim , onu tamamlayan annem olmuştu .
Beni neden düşünmemişlerdi?
Babam...
Babasına aşık olan kızlardandım.Annem bazen anlatırdı.Ben ağladığım zamanlarda babamın kucağına verdiğinde onun göğsünde susarmışım.Babamın annem için atan kalbi şüphesiz beni huzurlu kılardı.Bebekler hiçbir sesi tanımadıkları için sessizlikten korkarlarmış.Annemin bedenindeyken onun kalbini dinleyebildiğim için huzur bulurmuşum.
Bedeninden ayrılıp boşluğa düştüğümde bu ihtiyacımı babam karşılamıştı .Ben buradayım yaşıyorum diyen atımlarına " Sen de buradasın " eşlik ediyordu .
Büyüme serüvenimin başında hatırladığım kadarıyla babamın işe gitmesine izin vermezdim.Her zaman yanında beni de götürmeliydi.Güven kaynağı zırhı kolları hep üzerimde olmalıydı. Tanışmaktan korktuğum bu koca dünyada kaybolmamam için hep yanımda olmalıydı .Beni korkutan düşüncelerimden , bilmediğim kötülüklerden o korumalıydı .
Babamın nefesi annem ve bendim.Onlar gidince nefesimde gitmişti,kalbimde.
Teyzemin yanına taşınalı bir ay olmuştu.Günler benim için zamanın görevini yerine getirmesi için geçiyordu.Yaşamak için yiyor,yaşamak için nefes alıyordum.
Neşeli seslerimin yükseldiği evden uzaktım.Okula gidememiştim ; Ela yı çok özlemiştim.Benimle her gün konuşuyordu ama yanımda olmasına ihtiyacım vardı.Onda bulduğum çocukluktan kalma izlerimi üzerime yapıştıracak , bir daha asla korku damlaları altında yıkanmayacaktım .
Yalnızlıktan korkan bedenime anılarımla karşı koyacaktım .
Hafta sonunu atlatıp okula geri dönmeye karar vermiştim .Artık annem ve babam yanımda olmadan yaşamak zorundaydım ; onlarla buluşacağımız güne kadar ...
Küçük kızın büyüme vakti gelmişti .
Teyzem kocasından ayrıydı çocukları yoktu.En azından bu konuda rahattım.Yanımda büyüyüp giden anne baba çocuk sevgisine şahit olmuyordum.Onların anıları içinde bir yabancı olmak şüphesiz beni geçip giden zamana karşı pişman ederdi .
Hafta sonu gelip geçmişti.Sabah beni uyandıran annem olmayacaktı.Yaptığı yemek kokuları burnuma dolmayacaktı.Babam ekmekten geldi diye kapıya koşmayacaktım.Akşam eve geldiğimde onları bulamayacaktım.Gözlerimde biriken yaşları bırakarak uyumaya çalıştım.
Büyümek istemiyordum , artık hiçbir şey düşündüğüm gibi olmayacaktı .
.Sabah teyzem beni uyandırmaya geldiğinde üzerimi giymiştim bile.Türlü rüyalar gece beni uyandırmış daha sonra uyuyamamıştım.
İzlediğim boş gözlerle sıradanlaşan odama son kez baktığımda orayı terk edebilmiştim.
Teyzemin bitmeyen ısrarlarına rağmen kahvaltı yapmadan evden çıkmıştım.
Kapıdan çıkar çıkmaz karşılaştığım beden ,yüzümü biraz olsun güldürmeye yetmişti .
Ela ...
Her zaman yanımda olacak bir dost .
Düştüğümde beraber düşeceğim ,
Ağladığımda omzumu ıslatacak bir arkadaş
Onu asla bırakmayacaktım ,ondan başka güvenecek kimsem kalmamıştı .
Günler rutin ilerliyordu.Öğretmenlerim ve arkadaşlarımın ilgisi altında kendimi derslerime vermeye çalışıyordum.
Hayatımdaki tek iyi yönlü değişiklik Elanın gitmem için ısrar ettiği okul gezisinde Barın ile tanışmam olmuştu.Onun bana gösterdiği sevgiye istesem de karşılık veremiyordum.Kalbimin alışık olmadığı boşluk hüküm sürmeye devam ederken , içindeki çiçeklere yağmur yağdırmak konusunda kararsızdım .
Onlar ölüm çiçekleriydi .
Anne ve babamın mezarını süsleyen çiçekler...
Ama minnettarlıkla karşılıyordum.Hiçbir şeyimin kalmadığı yaşamımda Barın her şeyim olabilirdi.
Anne ve babamın yarım kalan kalpleri gibi ,Barın da benim kalbimi tamamlayabilirdi .
Bunu istiyordum .
Bana sarılıp ''beni bırakma'' dediğinde bile bir derdi olduğunu anlamış ama soramamıştım.Hayatımın en değerli parçalarıyla vedalaştıktan sonra o hayatıma giren tek güzel şey olmuştu.Umarım o da beni bırakmazdı.Babam ve annem birbirlerine hayat olmuşlardı.Yeniden nefes almaya benim de ihtiyacım vardı.
Yıllar düşüncelerimin altından kayıp giderken ; küçük kız yavaş yavaş büyümeyi kabulleniyordu .Barınla aramızdaki duvarları en aza indirmiş ona sığınmaya devam ediyordum ; ona bağlanmıştım .
Nefesim olmasına izin vermiştim.
Kendime yaşamak için izin vermiştim.
Kaçıncı çalıştı bilmiyordum telefonum beni uyandırmaya yemin etmiş gibi vazgeçmeden çalıyordu.Gözlerimi açamadığım gibi telefonu bulamayışım da iyice sinirimi bozuyordu.Pes eden taraf ben olmuştum.
Daha telefonu kulağıma götürür götürmez kulaklarımın içine tiz bir nota düşmüştü .Çığlıklar içinde bağıran Elanın hızına yetişemiyor onu susturamıyordum.Sesi sitemkar mı neşeli mi çözemiyorum .Sonunda karar vermiştim ; heyecanlıydı .
Evime geldiğini bildirdiğini duymuş bu konuşmayla bir an önce vedalaşmak istercesine telefonu kapamıştım.Sessiziliğin huzurlu kollarına kendimi bırakmışken , beni oradan çekip çıkaran canımı çok yakmıştı.
Kapının güçlü ve bir o kadar rahatız eden çalışları güzel kulaklarıma hükmetmişti.Klasik bir hareket olarak yastığı kulağıma kapatıp uzun bir iç çektim.Kapıya ilerleyen ayak seslerini duymuştum .
İşte geliyordu .
Teyzem kapıyı açtığında suçsuz olduğu halde ona da kızmıştım.Çok sevgili arkadaşım bağırmasına odamda devam edecekti;hızla odama dalmasından anlamıştım.Benim hala uyuyor olmam benim az önceki halim gibi onu da çılgına çevirmişti.
Evet defalarca söylemişti , ezberlemiştim .
Bugün mezuniyetimiz vardı bende biliyordum.Onun gibi bende heyecanlı olmalıydım belki ; ama beni tanıyordu sevmezdim böyle hazırlıkları
.Umursamadığımı fark ettiğinde en güçlü silahını bana doğrulttu.
-Barın seni almaya geldiğinde ona böyle mi yakalanmak istiyorsun?
Gözlerimi açmaya zorlarken yastığı kaldırdım ve bana baktığında gözlerimi devirdim.Elimde tuttuğum yastığı yüzüne fırlatırken havada yakalayarak kucağında yer yapmıştı .
Munzurca gülümsedi ve beni ayağa kaldırdı.Ölmek istiyordum hem de tam şuan.
İstemsiz hareketlerimi görmezden gelerek beni sandalyeye hapsetti.
Suratıma sürdüğü makyaj malzemelerinden defalarca kez hapşırmıştım.
Çekmeye çalıştığı rimelden gözlerimde nasibini alırken , yanaklarıma değdirdiği allıkla eminim bir elmaya benziyordum .
Saçlarımı maşa yapmaya çalışıyor boynuma gelen sıcaklığı önemsemiyordu.Çok sıkılmıştım ama sanırım Barın için katlanabilirdim.Onu düşündüğümde içimde ister istemez bir heyecan oluşmuştu.
Üç yıldır yaşamımda benimleydi ve onunla olmaktan çok mutluydum.Bugün beni elbette yalnız bırakmayacaktı, bunu biliyordum .Ela hazır olduğuma dair karar verdiğinde bakışlarımı aynaya çevirdi kendimi izlememe zorladı.Beğendiğime dair övgüler beklerken kendimi incelemeyi sürdürdüm.
Görmeye alışık olmadığım bu görüntü beni hayal kırıklığına uğratmamış yeniliğin bazen iyi olduğuna dair beni inandırmıştı.Karşımda duran farklı benle el sıkışmıştım .Gözlerimin içini hoşnut olduğuma dair inandırırken, yüzüme yerleştirdiğim gülümseme buna ikna olduğunu gösteriyordu .
Çok geçmeden telefonuma gelen titreşim Barın ın bana yaklaşan varlığının habercisiydi.Ela ile göz göze geldiğimde kızardığımı hissettim.Yatağımın kenarında duran ayakkabılar hayal kırıklığının isli varlığını kafama dayatırken ona sitemli bir bakış gönderdim .Ama biliyordum onlar ayağımla buluşmadan bu evden çıkamazdım .
Topuklu ayakkabıya alışık olmadığım için Ela bana yardım etti ve aşağıya doğru yola çıktık.Teyzemin dolan gözleri , ve verdiği öğütlerle evden çıkmaya hazırdı.
Bu meşakkatli yolculuğumuz sona erdiğinde gözlerim buluşması gereken yolu seçmişti .Arabasına yaslanmış telefonuyla uğraşan onu gördüm.Her gördüğümde heyecanlanırdım elbette ama onu takım elbiseli hiç görmemiştim.
Hafif dalgalı saçlarını gözlerinden uzaklaştırmış alnının yukarısında birleştirmişti.Vücuduna oturan siyah bir takım giymişti.Kravat takmış fakat boynunu hapsetmemişti.Düğmesinin biri açıktı.Parfümünün kokusunu alabiliyordum.Hayatım boyunca ezberlediğim kokusunu başka kimsede hayal edemezdim.
Gözlerini telefonundan kaçırıp benimle buluşturduğunda o kadar hazırlanmanın boşa gitmediğini anlamıştım.Hayran olmuş gözleriyle bana bakıyor ortaya çıkardığı gülümsemesini saklamaya çalışmıyordu.Bir süre sessizce beklerken zihnime ulaşan düşünceleri bulunduğumuz havaya heyecan katıyordu .
Bakışları ayaklarıma indiğinde rahatsız olduğumu anlamış yanıma gelmişti.Kolumu Eladan kurtarıp kendi kolunda yer yaptı.Arabasına bindim ve derin bir nefes aldım;şüphesiz muhteşem bir gün geçirecektik ya da ben öyle varsayıyordum.