Tutulmuş boynum bana acı verirken sızlanarak gözlerimi açtım.Dağılan saçlarımı görüş alanımdan uzaklaştırmaya çalışırken yapışmasına engel olan sargılı bandı fark ettim.Bandın arasından sızan ince kan , elimi yapış yapış yaparken , bakışlarımı yukarıya kaldırdım .Tavana kilitlediğim gözlerimi hatırlaması için zorladım .Gözlerim birbiriyle bağımlı hızlıca yön değişirken aklıma gelen en önemli detay ayaklanmama sebep olmuştu.
Bir yandan Barın ı haykırırken bir yandan da nerede arayacağımı bilmeden oradan oraya koşuşturuyordum .Adımlarım odanın içine yansıyan ışığı gösteren alana kaymıştı.Uzun,boydan cama doğru ilerlediğimde aradığım bedenin bahçede olduğunu görünce rahatlamıştım.
Barın ve Arda düşünceli görünüyordu.Gölgem cama vurmasına rağmen beni fark etmemişlerdi .Yine de camı sarmalayan perdenin arkasına gizlenmeyi seçmiştim .Kapı yarı aralıktı,konuşmalarını duyabiliyordum.Barın alnını sürekli ovuşturduğu ,oturuşundan rahat olmadığını varsaydığım sandalyesinden öfkeyle kalktı.Yeri incelemeyi bıraktığında bakışlarını Ardayla buluşturmuştu.
Yüzündeki yaraların açıkta olduğunu gördüğümde etkisinin biraz da olsa azaldığına da şahit olabilmiştim .
Sıkıntıyla nefes aldığında hararetli konuşmasına başlayabilmişti .
-Uzun zaman oldu bu adamlar peşimi bırakmadı.Ağabeyime yaptıkları yetmezmiş gibi bugün Vira ya da zarar verebildiler.Artık buna son vermenin zamanı geldi.Vira sana konum atmamış olsa belki şuan ellerinde olabilirdim.Ya ağabeyim gibi Vira yı da kaybetsem ne yapacaktım?
Söylediklerinden çok Barın ın huzursuzluğu beni daha çok rahatsız etmişti.Konuşma sırası Arda da olduğundan Barın sessizliğini ilan etmişti.
-Bu adamlarla yıllardır uğraşıyorsun.Tüm işlerini bozdun artık normal yaşayamaz mısın?Bak artık Vira var.Yazık değil mi o kıza onu da peşinden sürükleyeceksin.Zaten ailesini kaybetti zor bir yaşamı var.
Konuşmalarından ürkerken, yine de onları bölmemeye sonuna kadar dinlemeye kararlıydım.
-Beni nereden buldular bilmiyorum,bayağıdır karşılaşmıyorduk.Son bir işim var onlarla şu kodu bir çözeyim onları tamamen bitireceğim zaten ağabeyim de ancak böyle rahat eder,dedi.
Olanlara anlam veremezken aklıma en çok takılan kelimeye öncelik verdim.Kod dediği ne olabilirdi?Düşündüğüm gibi ajanlık işleri olabilir miydi?Kendime çeki düzen verip yavaşça kapıyı ittim.Birkaç adım attıktan sonra gözlerini bana çevirmişlerdi.
Barın hızlıca yanıma gelerek beni sandalyeye oturttu.Örtüyü omuzlarıma sardıktan sonra meraklı bakışları ile beni süzdü.Yüzümü okşarken kısık gözlerini iyice küçülterek başımda bandın olduğu yere baktı.Pişman olmuş bakışlarını bana yolladıktan sonra derin bir nefes aldı.Bana açıklama yapması gerektiğini biliyordu.Sözcüklerini toplamaya çalıştığını düşündüğümde sessizliği bozan Arda oldu.Gitmek için bizden izin istedi.Elayı habersiz bırakmıştı.Ona sadece benim iyi olduğumu ve teyzemi arayıp onda kalmak istediğime inandırmasını istemişti.Bunu duyunca bende biraz olsun rahatlamıştım.Zaten teyzem birkaç gün sonra yurtdışına çıkacaktı.Beni tek bırakmayı asla istemiyordu fakat ben onu uzun uğraşlar sonucu ikna edebilmiştim.Teyzemin de yaşamaya hakkı vardı ve her zaman benim başımı bekleyemezdi.Gitmesine bu kadar az kalmışken aklında soru işaretleri kalmasını istemiyordum.Ela bunu elbette başarmıştı biliyordum.
Bunları düşünürken Barın Ardayı uğurlamaya gitmiş ve yanıma dönmüştü.Derin bir nefes aldı sandalyesini bana yaklaştırdı.Önce başımın ağrıyıp ağrımadığını sordu.Aslında canım yanıyordu,ama yaşadıklarımızı şimdi anlatmasını istiyordum.Ve onu iyi hissettiğime dair inandırdım.Buna emin olduktan sonra istemeyerek de olsa söze başladı.
-Ben göründüğü gibi sıradan bir insan değilim.Uzun süredir düşmanlarım var ve bundan ailemin bile haberi yok.En büyük dayanağım olan abimi benden ve hayallerinden çaldılar.O zamanlar onun yokluğuna bir türlü alışamazken kendime bir söz verdim.Bunların hesabını soracaktım.
Neredeyse altı yıl oldu ve ben her gün bu hırsla uyuyup uyandım.Onlara fazlaca zarar da verdim.Tüm bunları isteyerekyaptım .
Abim benim her şeyimdi.Daha on sekiz yaşındaydı.Yaşayacak çok güzel günlerimiz vardı.Abim bana yaptığı bilgisayar oyunlarını öğretecekti .Elbette onun kadar iyi olamayacaktım ama onun izinden gidecektim.
Abim sekiz yaşından beri babamın ona hediye ettiği bilgisayara sahip olduktan sonra sanal bir yaşamda hayat bulmuştu.Aynı odada kalıyorduk.Ve her zaman duvarlarımızda küçük kağıtlara yazılmış harfler ve sayılar olurdu.Ben daha küçüktüm anlayamıyordum .Çok ısrar ettiğimde biraz bahsetmeye başlamıştı .Ama kafamdaki karmaşık düşünceleri aydınlatmaya yetmiyordu .
Onun okul çıkışlarında internet salonlarına gittiğini biliyordum .Bu iyi bir yol olabilirdi , birkaç kez gizlice onu takip ettim.
İnternet kafenin bir köşesinde onu izlerken birçok şeye de şahit olmuştum .
Abim hızlıca bilgisayar kullanırken onu hayranlıkla izleyen çocukları görmüştüm.Kararan ekrandan sonra beliren rakam ve harfleri çözümleyip yeni şifreler oluşturuyordu.Hatta bir keresinde bozulan bilgisayarı bile tamir ettiğini görmüştüm.Bunlardan abimin haberi yoktu ; onu izlediğimi öğrense beni engelleyecek yolu bulacağını biliyordum .
Uyumak için odamıza gittiğimizde bir gün dayanamayıp ona sordum.
Nasıl yaptığını ,bu kadar bilgiye nasıl sahip olduğunu dile getirdim .İlk başta şaşırmıştı , çünkü öğrenebileceğimi tahmin etmemişti .
Daha sonra bir süre düşündükten sonra anlatmaya karar verdi .
Bana merak ederek başladığını gözlerini kapatıp neler yapabileceğini hayal ettiğinden bahsetti.Çıktığı bu imkansız gibi görünen yolda her gün aynı hırs aynı emek ve aynı mutlulukla devam ediyordu.Dünya insanların yaşama alanıydı ama aynı zamanda insanların emrine sunulmuştu.Eğer bir hedefin varsa gerçekleştirmek için koskoca bir dünyan var demekti.Bana elbise dolabımızın arkasında sakladığı defterini gösterdi.
İnternette kullandığı türlü türlü siteler yazıyordu.Benim masum beynim bunları algılamaya çekiniyor gibiydi.Ama abime baktığımda hayranlıkla açılan gözlerimi bir sonraki şaşkınlığımı arttıracak cümleyi beklerken ki heyecanımı fark ettim.
Abim evde yokken gizlice bilgisayarını açtım ve defterinin ilk sayfalarında yer verdiği şifre kırma kombinasyonlarını denemeye başladım.Onun muntazam beynini yönlerdirdiği bilgisayarının şifresini kırmak elbette kolay olmamıştı.Yolun başında attığım ilk deneme adımları başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Ama bir keresinde şans yüzüme gülmüştü.Bir akşam abimbilgisayarını uyku modunda bırakmış , annemlerin yanına gitmişti.Arama motorunda sık ziyaret edilen sitelerden birine girmiş şifresini kırabilmenin daha kolay bir yolunu öğrenebilmiştim .Başarının bana getirdiği mutluluk daha fazlasını yapmayı arzuluyordu.Dünyayı zaten insanlar değil bilgisayarlar yönetiyordu.Ve kimsenin yıllarca elde edemediği başarı ve parayı bu yolla elde edebilirdim.Çoğu bilgi ve beceriye sahiptim.Ama daha öğrenecek çok şeyim vardı.
Abimin defterini çözümlemek bir süre sonra zorlaşmıştı.Çünkü kendince bir dil oluşturmuştu.Onu ısrarlarımla bunalttığımda artık bana öğretmeye başlamıştı.Yaklaşık bir sene sonra bilgisayarın kalbini kazanmak benim için zor değildi.Ama abimin benden sakladıkları, içime düşen şüphe ve endişe,beynimde kendine yer yapıyordu.Sürekli gizlice telefondan birileriyle konuştuğuna şahit olmuştum .Edindiğim bilgiler gittiğim derme çatma yolu düzlüğe çıkarır nitelikteydi.Bir gün onun telefonuna ulaştım ve numara kayıtlarından şüpheli gördüklerimi inceleme altına aldım.Dinlediğim kayıtlar abimin tehlikede olduğunu bana bildirmeye yemin etmişti.Adamlar abimi ülkenin ileri gelen adamlarına ulaşmak için kullanıyorlardı.Ördürdükleri güvenlik duvarları polisin onlara ulaşmasını engelliyordu.Abimi rahat bırakmaya niyetleri yoktu.
Telefonları dinlemeye devam ederken onu tehdit ettiklerine bile şahit olmuştum.Abim onların niyetlerini geç fark etmiş,kurtulmak için çabalasa da bunu yapacak zamanı bulamamıştı.Adamların onu rahat bırakması için şansını denemiş onları ikna ettiğini zannetmesine sebebiyet vermişti.Son bir işten sonra onunla iletişimi keseceklerine dair verdikleri vaatler ona gerçek gelmese de bu yalana inanmaya itmişti.
Abim buluşmaya yerine doğru ilerken ayaklarına sadece bir kez özgürce hareket etme hakkı verilmesini dilerdim.
İndiği taksinin şoförünün yanlış yola sapmasını dilerdim.
Onu yolundan alıkoyacak bir kötülüğü bile belki dileyebilirdim.
Taksiden indiği an ona bir görev uğruna hızlıca gelen arabanın son anda vicdanıyla buluşmasını dilerdim.
Abime yaklaştıklarında donup kalmaktan sa mucizevi bir şekilde ona yetişebilmeyi dilerdim.
Olanları sadece izleyerek abime ihanet eden gözlerimin hep karanlıkta kalmasını dilerdim.
Onun bu hayattan kopuşunu benden gidişini görmektense ruhumun ve bedenimin ona diyet olmasını isterdim.
Yanına gittim ve göğsüne kapandım ,çaresizliğine sığındığım gözyaşlarım onun için akarken bunun ona bir fayda getirmemesi iliklerime kadar kendimden nefret ettirtmişti.
Gözlerimin görüş alanı kapalıydı,gelen ambulans sesi kulağımda acı bir çınlama yapıyordu.
Onunla çıktığım son yolculuk onu bu dünyadan uğurlamam içindi.Beyaz soğuk hastane koridorları abimin vücuduyla aynı tonları paylaşırken anne ve babamın çaresiz haykırışları paylaştığımız acının hiç azalmayacağıyla yüzleştiriyordu.
Koridora çıktım ciğerlerimi hak etmediğim nefesle buluşturdum.Yanıma yaklaşan hemşirenin elindeki abimin kanlı gömleği bende acı bir hatıra bırakmak içindi.Buz mavisi gömleği kırmızının acı tonuyla kötü bir ikili olmuştu.
Ellerim gömleğin üzerinde istemsiz bir yolculuk yaparken aşağıya kendini serbest bırakan beyaz kağıt dikkatimi çekmişti.Alışkını olduğum kod bana bakarken çözümlenmek için sonraki planda yer alıyordu.Yanıma almaktan çekinmemiş cebimde yer yapmıştım.
Bir hafta sonra mobese kameralarından plakası olmayan ama hiçbir detayı unutmadığım arabayı şehir boyunca takip ettim.İz bırakmadan emin adımlarla ilerlediklerini düşündükleri adamları hayal kırıklığına uğratacak bir hamle yapmıştım.Hatta sınırları zorlamış yüzlerinin görüntülerini alıp kimlik bilgi sisteminden onlara ulaşmış , maskelerini geçersiz kılmıştım.
On iki yaşımdan beri bıkmadan onlarla uğraşıyorum.Kendimi aynı hırsla her geçen gün biraz daha geliştirdim .Banka hesaplarına ulaşıp edindikleri kara paranın çoğunu kendime aktardım.
Gördüğün bu evi duvarlarda asılı tabloları bu şekilde aldım.Onların benden aldığına göre bu hiçbir şey sayılırdı .
Onları köşeye sıkıştıracak ortada bırakacaktım , ancak bu şekilde rahatlayabilirdim .
Yıllardır bana ulaşamıyorlardı.Ta ki bu kara güne kadar ..
Şans eseri bugün kullandığım arabayı onların park ettiği otoparktan almıştım.Birkaç aydır kullanıyordum , arabadan ümidi kestiklerini bile düşünmüştüm .
Adamlardan birinin oğlu bizim okulda okuyormuş.Çocuk arabayı bazen babasında gördüğü için tanımış ve ona haber vermiş .Böylece fark ettiler artık beni de tanıyorlar.Senden ne kadar özür dilesem telafi olmaz biliyorum .Büyük bir felaketine sebep olabilirdim.
Yolda önümü kestiklerinde hiç tahmin edemediğim için durdum, ama iyiki arabadan inmişim.
Böylece seni fark etmediler.Beni biraz hırpaladılar , ama silahlarını kullanmadan ağaçlık alana doğru tüm gücümle kaçmayı başardım .Karnıma gelen tekme nefesimi kesmiş,dinlenmek için durmuştum.Ne yazık ki beni aramaya çıktın ve senin sesinden beni buldular.
Yanıma geldiğinde seni engellemeye çalıştım ama geç kaldım .Senin başına vurduklarında ayağa kalkıp kendimden emin olmasam da onlara direndim.Gücüm tükeniyordu.Sen belki de bulunduğumuz yeri Arda ya göndermemiş olsan şuan bu konuşmayı yapıyor olamayacaktık.Arda az çok yaşantımın içinde olduğu için durumdan şüphelenmiş birkaç adam toplayıp bulunduğumuz yere gelmiş.
Adamları elimizden kaçırdık.Ama seni o halde görünce kendimden nefret ettim ve onların peşini bırakıp seni de arabaya alarak önce hastaneye sonra buraya getirdik.Ağrı kesicinin etkisinde hissetmedin ama başına dikiş attılar.
Barın'ın gözlerinden akan yaşlara dayanamazken benimde ağladığımı fark ettim.Anlattıklarına çok şaşırmıştım.Yaşadıkları çok acımasızdı.Ve hala düştüğü çukurdan dolayı tehlikedeydi .Düşüncelerimi toparladım ve ona bakışlarımı kilitledim.
-Seni sadece bir şartla affederim.Gözlerini yuvalarından kurtarmak istercesine açtığında kabul etmeye hazır bir şekilde bana gülümsedi.Ve hiç tahmin etmeyeceği sözleri onunla buluşturdum.
-Bende hacker olacağım.