Mihrinaz’dan, “Oturmaya gelmedik amca. Emaneti alıp gideceğiz, nikah kıyılacak.” Behram abinin sesini duyduğumda tebessüm ettim, o varsa her şey güzellikle hallolurdu her zaman. Babamın aksine kalbi yumuşaktı. Şu insanlıktan çıkmış halimden bile tiksinmeden beni gördüğü her yerde gülümsüyor, halimi hatırımı, bir ihtiyacım olup olmadığını soruyordu. Halim de, insan yerine konulmaya nasıl muhtaç olduğum ortadaydı ama ona bir kelime söylesem Jinbav bedelini bin beter ödeteceği için sadece teşekkür etmekle yetiniyordum. Nikah kıyılması için nasıl bir emanet istediğini merak ediyordum ama başımı uzatıp babamın vereceği şeyi görmeye cesaretim yoktu. “Biz daha aşirete haber salmadık oğlum, Bozolara layık bir kız bulup vereceğiz. Bu kadar acele ettirmeyin.” Emanet dediğinin verilecek kız o

