Serhat’tan, Ben lafımı yiyip nikah kıymıştım ama ne ailemin ne de karımın gözünde bir şey değişmişe benzemiyordu. Hiç kimse evlendin, gitme demediği gibi karımın da hala benden yana yüzü yoktu. Nikah defterine dalga geçer gibi attığı imzadan sonra ne sarılmak, ne alnını öpmek geldi içimden. Hele herkes beni uğurlarken, daha konaktan çıkmamı bile beklemeden üst kata gittiğinde az evvel imza attığım defteri yırtmak istedim. Hayatım boyunca bu kadar hor görülmemiştim. Uğradığım hakareti ailemden hiç kimse fark etmiyordu ya, buna da ayrıca kuruluyordum. Herkesle vedalaşıp konaktan çıktıktan sonra valizimi arabaya atarken göğsüm adeta sıkışıyordu. İstediğim, beklediğim, hakkım olan hiçbir şeye kavuşamamak lanet bir şeydi. Bir an evvel bu şehri terk etmek isterken benim olana benim diyem

