Sabaha gözlerimi açtığım kollarda oldukça huzurlu ama yorgun hissediyordum.Duyduğum uykulu sesle Mirhat'ın da benimle aynı anda uyandığını anladım. "Günaydın yavrum." Yanaklarım dün geceyi hatırlamamla hızla kızardı. Neler olmuştu öyle? Üzerimde dün giydiğim ama bir yerlerimi pek de kapatmayan gecelik vardı.Mirhat ise sadece baksırıyla uyumuştu. Şimdi sesini duymak bu utancımı daha da körüklemişti. "Günaydın." Mırıltımla bana sardığı kollarını sıkılaştırdı ama hemen sonra beni göğsünden çekip sırt üstü yatmamı sağladı ve dirseği üzerinde doğrularak tepemden bana baktı.Dağınık saçları ve uykudan şişmiş gözlerinde ki parıltılarla bana baktı. "Nasılsın?Var mı ağrın?" Adam beni utançtan diğer tarafa göndermeye niyetliydi sanırım. "İyiyim." Kedi gibi çıkan sesimle güldü ve dudakları

