Yazar anlatımı... "Hafsa, kendine gel," dedi Demir, sesi sert ama içi sarsılmıştı. Hızla çıkardığı gömleğini kızın omuzlarına attı, titreyen elleriyle kollarından geçirip tek tek düğmelerini ilikledi. Kızın ürperdiğini hissediyordu; bedeni buz gibiydi, sanki damarlarındaki kan bile korkudan donmuştu. Kendisi sadece atletiyle kalmıştı ama umurunda değildi- önceliği Hafsa’ydı. Kızın dudakları morarmış, gözleri boşluğa dalmıştı. Ne Demir’i duyuyor ne de etrafını fark ediyordu. Dudaklarından çıkan tek kelime, “Bırak beni… bırak…” Demir dişlerini sıktı. Onun bu hâline dayanamadı. Hafsa’yı kendine getirmek için yüzüne hafif bir tokat attı. “Hafsa! Kendine gel!” dedi sertçe. O an kızın başı bir anda yana savruldu, ardından yavaşça doğruldu. Gözleri bir süre bulanık baktı, sonra Demir’in yüzü

