Demir Hazan benim için sadece bir kadın değildi… O, aşktı, görevdi, yemindi. Ama Serdar Amir’le o konuşmayı yaptıktan ve Hazan’ın yanından ayrıldıktan sonra acı gerçeği kabullendim: Bizim hiçbir zaman kavuşmamız mümkün olmayacaktı. Oysa daha yeni kavuşmuştuk… Daha yeni tanımıştık birbirimizi. Teninde soluklanmış, nefesini ciğerlerime çekmiş, doyamadığım o kokusunu içime işlemiştim. Bir insanın yıllarca susuz kaldıktan sonra ilk kez suya kavuşması gibiydi. Ama bu suyu kana kana içemeden ellerimden kayıp gideceğini biliyordum. Evet… biz bu aşkta kaybeden taraftık. Hazan, haberi bile olmadan ikinci defa aynı adam tarafından terk edilecekti. İlkinde kader ayırmıştı bizi, şimdi ise ben… kendi ellerimle. Ama yapmasaydım? O zaman bugüne kadar uğruna savaştığım, inşa ettiğim her şey yerle bir

