Yazar anlatımı Senin bir defa adının geçtiği yerde, benim bin defa içim geçiyor... Demir’in kulağında telefon öylece duruyordu. Zihni paramparça, kalbi delik deşikti. Önünde iki yol vardı: Tekin mi, Hazan mı? Kurşun sesi kulaklarında yankılanırken defalarca Hazan’ın adını çağırdı: “Hazan… Hazan…” Ama cevap yoktu. Telefon hattı açıktı, sadece sessizlik vardı. Sonra… O sessizlik, bir tıkla kapanan hat sesiyle yerini karanlığa bıraktı. Aklına o savaşta nasıl Hazan'ın vurulduğu geldi. Yine aynı şey oldu zannetti. Şimdi karar zamanıydı. Ve bu karar, bir asker için en zor sınavdı. Görev vardı bir yanda. Vatan borcu, yıllarını verdiği yemin… Tekin’in hayatı, masumların güvenliği, bu ülkenin ferahı… Diğer yanda ise kalbinin yegane sahibi Hazan vardı. Demir, boğazındaki düğümü yutkunarak ba

