Bölüm 46

2444 Words

Sabah gözlerimi içeri giren güneş ışınlarıyla açtım. Bu mevsimde ne güneşi ya diyerek arkamı döndüm. Lal’de kıpırdandı. Ayrıca neden bu perdeler kapatılmamıştı. Sabaha kadar sevişmiştik. Ben de mi yaşlandım acaba? Yoruluyordum sanırsam. Telefonuma bildirim geldi. Telefonun sesini de açık bırakmışım. Süper. Komedine uzandım. Saat dokuz olmuş. Lal’e döndüm. Hala uyuyordu. Bugün geç gidecekti herhalde işe. Sesimi çıkartmadım. Mesajı açtım. Alparslan: Kardeş günaydın. Sizden beklediğim onayı hala alamadım. Her şey bitmek üzere. Yarın gemiyi denize indireceğiz. Onay kağıdını yollarsanız tabii. Önce kafam basmadı ne kâğıdı diye ama sonra hızlıca hatırladım. Asiye’ye vermiştim imzalayıp. Bizim çocuklarla yollacaktı. Eflal: Günaydın. Aslında kâğıdın dün elinde olması gerekiyordu. Asiye’ye y

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD