Elini kaldırıp bana vurucağı sıra, bileğini kavrayıp ters çevirmemle " Bırak!" Tuttuğum bileğini sıkıp " Dua et emniyetteyiz." Sertçe kolunu bırakıp, yanından hızla ayrıldım. Emniyette olmasak ben ona yapacağımı bilirdim. İçim soğumamıştı. Geçmişe gidiyordum. Beni herkesin içinde, babam hakkında abuk subuk konuşması, beni çileden çıkartması, bir bir gözümün önüne geliyordu. Ağzından kan gelene kadar, dövmek istiyordum. Bu beni kötü biri yapmazdı. Emniyetten çıktıktan sonra Serdar beyin isteği üzerine yemek yemeye gelmiştik. Esra yüzünden canım sıkılmıştı. Yemek teklifini kabul etmiştim. Yemek yemek yaralarımı sarıcaktı. Mehmet davasını halletmiştik. Bakalım Bahri Umman bu sefer hangi davaya bakmamızı isteyecek. “ Nasıl buldun burayı?” sizli bizli konuşmayı bırakmışıydık? Kaş

