Kalbi acıyordu bu defa. Kalbi acır mıydı insanın? Acıyordu. İzem ofisten ayrılmak için, arabasına ilerledi. Çantasından, anahtarını bulmaya çalışırken, sinirlenmemek elde değildi. Elindeki çantasını yere atıp, sinirini çantadan çıkartmak istedi. Gözleri istemsizce dolmuştu. Olayın anahtarı bulamaması değildi. Kızgındı kendine, olanlara, yaşayamadıklarına her şeye çok kızgındı. Eğilip, dağılan eşyalarını toplarken, yüzüne düşen saçlarını, kulağının arkasına yerleştirdi. anahtarını eline aldı. Geri kalan eşyaları hızla çantasına yerleştirdi. Ayağa kalkıp , anahtarıyla arabayı açtığında derin nefes alıp bindi. Eve doğru giderken, radyodan hafif bir müzik eşliğinde, düşüncelere daldı. yazardan sigarasını yakıcağı sıra, zil çaldı. Sigarasını masaya bırakıp kapıya ilerledi. karşısın

