Boşluğu sesiyle doldurdu, ama sesi titrekti, içindeki kırılganlıkla. “Üç gece önce nehirden dondan aşağı donduğunu gördüm rüyamda. Buz diş gibi büyüdü, somon yolunu yardı. Uyandığımda cevap basitti: Nehir kenarına ağırlık lazım – güçlü kollar, güçlü akciğerler, güçlü tohum. Yeni erkeklere ihtiyacımız var.” *Bu kelimeleri söylerken kalbim sıkışıyor; bu karar, sürü için umut olsa da, kendi kalbindeki Bram’a duyduğu sevgiyi sorgulatıyor – ya yeni erkekler gelince o da gölgede kalırsa?* Tohum kelimesi durgun suya taş gibi düştü, salonu titretti. Yaşlı kadınlar tısladı, acıları ve korkuları dökülerek; ama gençler – karnı inatla düz kalanlar – gözlerini Kiara’dan ayırmadı, umut ve korku karışımıyla, gözyaşları içinde – *Onların gözlerinde kendi gençliğimi görüyorum, kaybedilen umutları, ve bu k

