13.Bölüm

2250 Words
“Eve gitmek istiyorum." "Bak sen yine huysuzluk yapmaya başladın. İlaç kullanıyorsun Masal alkol alman doğru değil." Dişlerimi sıktım. Doğru olanı yapmak istediğimi kim söyledi. Umurumda değildi. Sadece içmek istiyordum işte. "İyi hadi neyse yemek yiyelim gidelim sonra sıkıldım ya tüm günümü seninle geçirecek değilim." Sırıttı. "Olabilir aslında fena fikir değilmiş." Gözlerimi devirdim birlikte yürümeye başladık. "Eee köfte sever misin?" Kafa salladım. Eliyle biraz ileride duran yeri gösterdi. "Şurası harika köfte yapar." "Öyle mi? Ne hoş!" Elini omzuma attı. "Yemekten sonra birlikte avm'ye gitsek." "Oldu uygun seans varsa filme de girelim mi? Patlamış mısırda alırız." "Bana uyar." Kaşlarımı çattım bana uyar diyor birde. Salak mı bu ne yapacaktım tüm gün onunla mı gezecektim? Yeni yetmeler gibi liseli aşıklar gibi. Ne alakası var Masla hemen aşık diyorsun adam sana öyle yaklaşmadı Mezarlığa gitmem gerekiyordu daha. "Hayır seninle bir yere gelemem yemek yiyip mezarlığa gitmem gerek." "Olur tabi haklısın bende Yasemin'e gitmiyorum uzun zamandır. Çiçekte alalım mı yol üzerinden?" "Kuruyan çiçeklerden hoşlanmam ben. Boşa dallarından koparılmaktan başka bir şey değil." "Canım öyle çiçek değil bir seraya uğrar toprağa ekilen çiçeklerden alırız olmaz mı?" Kafa salladım öylesi daha güzeldi. Olurdu kuruyup giden çiçekler ölüye verilebilecek en son şeydi bence gerçi ölüye verilmiş olan her şey saçma olmalıydı artık bir önemi yoktu. Yemek yiyeceğimiz yere geldik. "Nasıl yersin? Servis mi olsun yoksa ekmek arası mı?" "Servis." "İki servis köfte. Salata falan. Ben yayık ayranınızdan istiyorum var değil mi?" "Var efendim." "Harika. Masal sen ne içersin." Bira iyi giderdi ama madem YAYIK AYRAN varmış! "Aynısından." Gülümsedi. Siparişleri verdikten sonra ilgisini bana yöneltti bir şeyler anlatmaya başladı ara ara dikkatim dağılması yaşayıp onu dinlemekte zorlanıyordum... Telefonum çaldı Bulut arıyordu. "Bulut." "Canım neredesin sen?" "Dışarıda ne oldu?" "Nasıl dışarıda. Kiminle geldik kimse yok evde neredesin?" Bir soluk al bir ara ver ahiret sorusu gibi ard arda bu ne Bulutcum. "Bulut sakin ol Ateş ile kahvaltıdan sonra dışarıya çıktık at çiftliğine geldik yemek yiyeceğiz şimdi." "Ne?" Ne derken neyi anlamadı gayet açık ve net cümle kurmuştum oysaki. "Diyorum ki." "Tamam tamam orayı anladık yani nasıl kahvaltı nerede?" "Bulut sen iyi misin kuzum? Bizde yaptık sonra dışarı çıktık dinlemiyor musun sen beni?" "Sabah senin yanına mı geldi Ateş." "Bizde kaldı dün sizden sonra hala bizdeydi ya." Bağırtı sesi geldi öfkeden bir şeyler mırıldanır bir haldeydi o sıra Gamze. "Bulut ne oldu?" dedi Bulut'un sesi az öncekinin aksine bir ton ile. "Masal ne demek sende kaldı neden kaldı senin evinde?" "Bağırma. Sonra konuşalım mı?" "Hayır şimdi!" Ateş'e baktım gözlerini bana dikmiş bakıyordu ters giden bir şeyler olduğunu anlamıştı bence. Derin bir nefes alıp ayağa kalktım Ateş'e doğru eğilip. "Affedersin." Kafasını salladı dışarıya çıktım. Bulut hala cevap vermemi bekleyip söyleniyordu. "Bulut!" "Masal?" Sorgular ses tonu hala aynıydı neyin sorgusu onu da anlamadım adam onların arkadaşıydı sanki tanımadıkları biri bana ne yapabilir ki? "Alkol almamdan endişelendi bizde kaldı sizin haberiniz yok muydu?" "Hayır tabiki öyle olsa ben kalırdım, Gamze kalırdı ona mı kalmış! Sana Bulut'un haberi mi var dedi?" "Yoo hayır asla öyle bir şey demedi biz dün biraz konuştuk onunla sonra alkol almamdan endişelenip kalmaya karar verdi sabahta kahvaltı hazırlamış işte bir şeyler atıştırıp beni çiftliğe getirdi kafam dağılsın diye mezarlığa geçeceğiz şimdi." "Mezarlıktan sonra buraya gelin. Hatta muhakkak gel o gelmese de olur." Neler oluyordu Bulut'un bu saçma ve çocukça tavrı da ne anlamadım? Ateş bana zarar vermedi ki kötü biri olsa zaten onun evimde kalmasına izin vermezdim ki yıllardır Bulut ile arkadaş kötü biri olsa oda arkadaşlık etmezdi. "Ne diyorsun sen Bulut kendinde misin?" Sesi daha yüksek çıktı bu kez. "Masal! Bekliyorum." Telefonu yüzüme kapattı. Aptal! Ne zannediyor kendisini ne bu tavırlar. Kapının önünde Ateş belirdi. "Yemekler geldi soğumasın? İyi misin?" Kafa salladım yanına gittim masaya geçtik birlikte. Gözlerini bana dikmiş bakıyordu bir sorun olduğunu anladı bence. "İyi misin?" Kafa salladım önümdeki köfteyi ikiye bölü ağzıma attım. Güzeldi tadını beğendim kokmuyordu da genelde dışarıda kokan et olduğunda yiyemezdim o tarif edilemeyen ama ağza gelen farklı tat buruna dolan o mide kıyırtan değişik kötü koku... salatadan bir çatal aldım. "Benimle olduğun için mi kızdı sana?" Kafamı kaldırdım anlamıştı zeki adamdı ama ben salak bir kız gibi davranmayı tercih ettim ve anlamamış bir tavırla. "Efendim? Kim?" Güldü. "Hadi ama Bulut işte rengin attı sana kötü bir şey mi söyledi." "Yok hayır." "Benimle olmandan hoşlanmamış olabilir mi?" Haklıydı baksana adam bile hissetmişti ne vardı ki bunda? Ateş kötü birisi değil art niyeti yoktu neden kızdı bu kadar. Yüzündeki o masum ifade bile belli ediyordu iyi niyetini. "Anlayamadım normalde böyle birisi değil kaldı ki sen onun arkadaşısın bana zarar vermeyeceğini söyledim ama sanırım benimle alakalı. Kendime yeniden bir şey yapmamdan korkuyorlar." "Sana aşık olduğumu düşünüyorlar." Kafamı kaldırıp baktım. Kaşlarım çatıldı vücudumdaki tüm kan çekildi o an. Üşüdüm sanki karın ortasında kalmış gibiydim. Her zerreme iğne batıyordu sanki. Ne dedi o? Aşk mı dedi bana aşık mı olmasından bahsetti. Hayatımdan duyduğum en ama en saçma şeydi bu. "Masal iyi misin?" "Ben yani neyse gitsem iyi olacak Ateş." Kolumdan tuttu. "Bir durur musun? Ne oldu?" Cevap vermedim. "Masal sana aşığım demedim onlar öyle düşünüyor dedim sana aşık falan değilim." Değil miydi? Olmasın ben aşık olunacak biri değildim bana aşık olacağına gidip bir ağaca aşık olsun ona daha çok fayda sağlardı ben ona farkında olmadan umut verecek bir şey yaptım mı? Yapmadım benim kendime verecek umudum yoktu ona nasıl vereyim. "Bak yemin ederim sana aşık değilim. Öyle olsa hissetmez miydin? kadınlar hep hisseder. Seninle o manada ilgilenmiyorum." Kafa salladım hissetmedim hiçbir hareketinde art niyet aramadım. Dostçaydı gerçekten dost gibi yaklaşıyordu başka bir ima, hareket hiç olmadı bende hissetmedim dediği gibi. "Evet." "Sana gerçekten yardım etmek istiyorum ama Bulut yanlış anlıyor işte ona da hak veriyorum Aras'ın emanetisin sen aklını karıştırmamdan korkuyor. Söyledim ona asla yok öyle bir şey dedim ama sanırım dün senden kalmam sinirlendirdi onu." "Mezarlıktan sonra gider konuşuruz birlikte anlatırız. Bizim asla birlikte olamayacağımızı böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını söyleriz." "Evet. Söyleyelim. Mümkün olmadığını anlatalım." Kafa salladım iştahım gitmişti ama ayıp olmasın diye bir iki parça bir şey attım ağzıma tüm itirazlarıma rağmen Ateş hesabı ödedi ve kalktık. Yolda pek konuşkan değildik ikimizde Bulut ortaya attığı saçmalık ikimizin de modunu düşürmüştü mezarlığın önüne gelince bir şey demeden indim arabadan Aras'ın mezarına doğru yürüyordum oda Yasemin'in mezarına gidecekti yakındı zaten ikisinin mezarı. Mezarın başına gittiğimde çekingen bir tavırla durdum gerginlikten çiçek almayı da unutmuştuk... "Sevgilim." Ne diyecektim en son geldiğimde kendimi öldürmeye çalıştım ama beceremedim. Sakın yapma dediği şeyi yapmıştım ben. Kızgındı bana, kırgın, öfkeli... "Ben ne desem bilmiyorum. Saçmalık yaptım her şey hallolur sandım olmazdı bilemedim. Aciz birisiyim." Yutkundum. Toprağına dokundum. "Ama artık saçmalık yok bitanem söz veriyorum ben kendimi toparlayacağım artık acımı kendimi mahvetmeden yaşayacağım." Öpücük kondurdum toprağına. "Seni çok özledim öyle çok ki... evlilik teklifi videon harikaydı aşkım sen dünya üzerindeki en romantik adamsın bence. Atlanta'da olamamamız her ne kadar üzse de ben çoktan Masal Solmaz olduğumu hissediyorum. Aslında ben 19 yaşında o ailesinden kopup gelmiş korkmuş bir genç kızken senin yanına geldiğimde çoktan sen olmuştum. Bedenimi sana bıraktığımda çoktan Masal Solmaz oldum ben." Yattım yanına. "Bir gün kavuşacağız. Sana söz veriyorum o gün için acele etmeyeceğim bitanem." İçimi döktüm ona kendimi anlattım ağlamadım sulu göz bir kız olmadım bu kez. Uzaktan Ateş'e baktım o ziyaretini bitirmiş beni bekliyordu. "Şimdi gidiyorum bitanem sonra yine görüşürüz. Seni seviyorum." Kalktım Ateş'e doğru yürüdüm gülümsedi bana. "Bitti mi ziyaretin?" "Evet." "Ağlamamışsın." "Ağlamak yok güçlü olmamı isterdi ağlamayacağım." Omzuma dokundu. "Ağlama tabiki." Arabaya geçtik. Bulut gittiğimizde de aynı kaba tavrı devam ettirirse bozuşacaktık. Kimsenin huzurunu kaçırmaya hakkı yoktu kaldı ki olmayan şeylerden bahsediyordu. "Bulut'la tartışma bu konu yüzünden aranız bozulmasın bak ben ona bir şekilde anlatırım aslında anlattım ama oda kendince haklı. Arkadaş olmadığımızı düşünüyor." "Düşünmesin öyle bir durum yok nasıl düşünür." Cevap vermedi geldiğimizde son bir derin nefes alıp Ateş ile mekana girdik provalar için erken gelmişler. Bulut bizi görünce gitarı çıkardı boynundan sahneden indi önce bana baktı sonra Ateş'in üstüne yürüdü. Yakasından tuttu Gamze ile ben araya girdik. "Sana dedim sakın Masal'a aşık olma ona yaklaşma dedim." Ateş cevap vermedi Bulut bağırıp küfrediyordu. "Piç kurusu. Kimi kandırıyorsun sen kızın etrafında görmeyeceğim seni. Siktir git." Bulut'un kolundan tuttum. "Yeter! Kendine gel Bulut ne oluyor?" Yüzüme dokundu. "Tamam güzelim sana kızmıyorum ben senden yararlanmaya çalışan ona öfkeliyim. Acından faydalanıyor." Kaşlarımı çattım. "Ben salak birisi değilim!" Kafasını salladı. "Değilsin." "O zaman kimse beni kullanmaz merak etme bana hiç o amaçla yaklaşmadı. Kaldı ki yaklaşamaz! Bunu oda çok iyi biliyor ben deliler gibi Aras'a aşığım bu değişmez Bulut bana aşık olacak kadar salak bir adam değil o. Ben sadece kötü bir dönemdeyim sizin gibi yardımcı oluyor." "Olamaz o senin neyin senden uzak duracak." Gamze atladı bu kez çok öfkeliydi. "Yeter Bulut neler oluyor sana Aras sağ iken bile bu kadar kıskanıp korumuyordu bu kızı tasası sana mı düştü? Aklı yok mu bu kızın?" Bulut bu kez öfkeyle Gamze'ye baktı. "Sen ne demeye çalışıyorsun?" "Fazla önemsiyorsun ha önemse ama dozunu kaçırdın ve durum benim de hoşuma gitmemeye başladı. Masal yetişkin bir kadın ona müdahale hakkı ne sende ne başka birinde var." Şuan benim hiç gitmiyordu birde ikisinin kavga etmesini hiç istemiyordum. "Ne saçmalıyorsun sen Masal'ı mı kıskanıyorsun şimdi de? Bravo sana manyak gibi kıskandığın diğer kızlar yetmedi birde kardeşimin sevgilisini kıskanıyorsun öyle mi?" "Kıskanıyorum demedim Bulut fazla üzerine gittin bu olayın. İnsanları rahat bırak, hayatlarını kurcalamandan rahatsız oldum diyorum." Bulut sırıttı sonra bana baktı. "Baya baya seni kıskandı ya ben zaten Aras'ın sevgilisine o öldükten sonra göz koyacak bir orospu çocuğuyum ya değil mi?" Asla! Neler oluyor kafayı yiyeceğim şimdi. Bulut öyle bir adam değil Gamze’de onu kastetmedi zaten. İkisininde gergin yüzleri öfkeli cümleleri ortamı iyiden iyiye germişti. "Bulut hayır biliyorum öyle bir durum yok tabiki." Gamze'ye döndü. "Söylesene Gamze! Ben manyak bir kıskancım uçan dişi kuştan bile kıskanıyorum Masal'ı neden kıskanmayayım desene" Tokat attı Gamze şok oldu Bulut bana döndü. "Sende mi öyle düşünüyorsun?" Güldüm hatta kahkaha attım böyle bir şey düşünmem için kafayı yemem gerekti eminim Gamze'de düşünmüyor; düşünmüş olsa bile kendince haklı sebepleri vardır eminim. Olay saçma ve öirkin bir boyuta ulaştı kendimi suçlu gibi hissetmeye başladım "Bulut asla öyle bir şey düşünmedim. Eminim Gamze'nin kastettiği şeyde o değil. Ben 22 yaşındayım evet kötü bir dönemdeyim saçmalıklar yaptım ama iyiyi, kötüyü ayırt edebilirim. Ateş sadece dostum sizin gibi şu küçücük dünyama sizden sonra dost dediğim birisi eklendi. Alkol almamam için yanımda durdu sonra kafamı dağıtmak için beni dışarı çıkardı. Farkında değilim ama Aras gittiğinden beri bugün ilk kez gülümsemişim. Bu benim için koca bir adımdı emeklemekten adıma geçtim yani sizin gibi oda sadece destek oluyor. Akıllı olan hiçbir adam bana aşık olmaz ki ağaca, taşa, böceğe aşık olsa daha çok fayda sağlar ona. Bana o niyetle yaklaşmadı hiç. Öyle bir şey hissetsem sana gerek kalmadan ben hallederdim emin ol." Ateş sessizdi benim konuşmam bitince o girdi bu kez. "Sana daha önce de söyledim yemin bile ettim. Aşık değilim ona arkadaşlıktan başka hiçbir duygum yok daha kaç kez söyleyeceğim." "Tamam, peki tamam benim hüsnükuruntum olsun." Gamze'ye döndü koluna dokunacaktı ki Gamze geri çekildi. "Neyse sorun hallolduğuna göre bende gidebilirim." Bulut kolunu kavradı. "Nereye?" "Manyak kıskançlıklarımla seni boğmayacağım bir yere." "Gamze aşkım." Parmağını ona doğrulttu. "Sakın! Sesini duymak istemiyorum seni bu kadar bunaltan bir manyak olduğumu bilmiyordum şimdi gidiyorum ve tek kelime bile etme." "Gamze lütfen. Terk mi ediyorsun beni?" Cevap vermedi Gamze'nin kolunu tuttum. "Kuzum sakinleşsen öyle mi karar versen." Yüzüme dokundu. "Sakinim. Arayacağım seni." "Tamam." Gamze gitti Bulut boş boş bakıyordu biz şaşkındık bana döndü. "Gitti." "Haklı kıza psikopat kıskanç damgası vurdun." "Ben seni kıskandığını sandım öfkelendim." "Beni kıskansa ne olur Bulut bırak kıskansın kıskanmışsa haklı bir sebebi vardır ya da yoktur bir önemi var mı?" "Sen benim kardeşimin emanetisin dostumsun, kardeşimsin asla seni kıskanmasını gerektirecek bir şey yok ki." Gülümsedim elini tuttum. "Evet yok ama o senin sevgilin her ne olursa olsun bende bir kadınım beni kıskanabilir komik, saçma ya da zırdelilik de sen buna biz yeri gelince sizleri annenizden bile kıskanırız hatta erkek arkadaşlarınızdan, arabanızdan, izlediğiniz filmlerden bu size güvenmediğimizden değil. İç güsel bir şey işte durduramayız ki." "Beni terk mi etti?" Kafa salladım etmezdi Gamze öfkelendi, kızdı ama böylece gidip bitirmezdi kaç senelik ilişkisini. Kıza hepimizin önünde manyakmış muamelesi yaptı kim olsa aynı tepkiyi verirdi zaten bir şey olmamış gibi boynuna sarılıp öpmesini beklemiyordu herhalde. Bulut Ateş'e döndü. "Özür dilerim dostum ben saçmaladım söylemek istediğim şeyler onlar değildi." "Biliyorum beni kafaya takma sen Gamze ile aranı düzeltmeye bak." Derin bir of çekti Bulut. "Sahne falan yapamam bu halde benim yerime sen çıkar mısın Masal? Uzun zamandır yoktun geri dönmek istiyor musun?" "Şey ben söylerim ama tek bir şarkı fazlası olmaz." "Hadi ama benim için üç beş." "Yapamam Bulut o kadarını beceremem tek bir şarkı." Kafa salladı. "Tamam beni idare et tek bir şarkı sonrasını bizim çocuklardan biri idare eder." "Tamamdır." Bulut gitti ben ve Ateş kaldık. Ne söyleyecektim ben aklımda bir şeyde yoktu o olaydan sonra söylemedim söylemem sandım tekrar ayrıca içmeden söyleyemem ki ben birkaç kadeh bir şey içmeliydim. Bar masasına geçtim barmene aktım. "Tekila." O sıra bakışları bana değilde arkama sabitlenmişti arkama baktım Ateş kaş göz yapıyor. "Ateş yeter kes şunu. Bir iki kadehten bir şey olmaz." Gözlerini devirdi cebinden çıkardığı ilacı ağzıma sokuşturup. "Su alalım biz soğuk bir su." Suyu alıp elime verdi. "İç şimdi bunu hadi bakalım ohh afiyet olsun." Suyu içtim ilacı içirdi bana. "Tekrar intihar etmek istemezsin değil mi? Alkol alırsan ölürsün Masal Kızı." Ona yumruğumu gösterdim. "Senden nefret ediyorum Ateş!" Göz kırptı tabi umurunda mıydı bugünde bana içirmemenin bir yolunu bulmuştu bakalım bu oyuna daha ne kadar devam edecek? Sen daha ne kadar etrafımda böyle benimle durup bir şeylere engel olabileceksin ki? Üstelik içmek istersem içerim can sıkıcı bu durumdan ve Ateş’ten kurtulmam gerekiyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD