Pazar günleri güzel olmalıydı. Kahvaltılar, ocakta demlenen çaylar olmalıydı. Pazar, mutluluk olmalıydı. Fakat Mahur omuzlarını eğmiş mutfakla bakışıyordu. Ve hiç de o mutlulukları yaşamıyordu. Kafasını sallayarak sırtını döndüğünde çalan telefonuyla çıkarıp ekrana baktı. Ve hemen açarak gülmeye çalıştı. "Güzel kızım." "Anneciiiimmm." "Naber ufaklık." "Abicim?" Anne babasının arkasında duran yakışıklı abileriyle gülüşü derinleşti. "Ooo hepinizi bir arada görmek ne hoş." Yaklaşık bir yarım saat onlarla eğlenerek vakit geçirdi. Abilerinin atışmasını nasıl da özlemişti bu kısa zamanda. Babasının otoriter duruşunu ise bir annesi yumuşatabiliyordu. Aslanı kedi yapabilen bir kadındı Hüma Bozdağ Atmaca. Ve Mahur buna hayrandı. Sonra hareleri bir an babasının annesine olan bakışlarında

