En İyi Arkadaşım

2252 Words
Bir ilkokulda sınıf öğretmeniydi Defne, beline yetişen düz siyah saçları vardı ve uzun ince bir fiziğe sahipti. Son ders zilinin çalmasıyla montunu giydi. Eline aldığı çantasıyla bahçede bulunan arabasına yöneldi. Yüzünde gülümseme vardı. Her çıkışta olduğu gibi yönünü bir kreşe çevirdi. Yeniden park ettiği arabadan indi. Yolda bir marketin önünde durup aldığı küçük çikolatayı çantasına bıraktı.Kreşe doğru yürürken yol boyunca karşılaştığı birçok veliye ve yanlarındaki minik çocuklara selam verip bir sınıfın önünde durdu. Kapı açıktı, farklı farklı veriler eşliğinde minik öğrenciler çıkıyordu. Hepsini çok iyi tanıyordu genç kadın, bir çok ortak faaliyete bulunmuşlardır. Gülümseyen gözleriyle bakışını sınıfa çevirdi. İçeride sadece dört öğrenci görünüyordu, gözleri sağa sola döndü. Aradığı kişi görünürlerde yoktu.Şaşırdı, öğretmenin yaklaştığını gördü. "Merhaba Defne Hanım" Genç bir kadındı öğretmen, mavi gözleri ve orta boy kahverengi saçları vardı. Yüzünde her zaman gülümseme olurdu. "Merhaba, Masal'ı göremedim. Lavaboda mı? " Bakışını sınıfına çevirdi öğretmen, gözleri gezindi. Sadece dört öğrencisini gördü, tebessüm etti. "Lavaboda olmalı, hemen geldiğinizi haber veriyorum" İlerledi, sınıfın en uçtaki sağ köşesine yürüdü. Pembe ve mavi renklerden oluşan bir kapıyı araladı, üç ayrı lavabonun bulunduğu koridora girdi. Her sınıfın kendine ait tuvaleti ve Lavabosu bulunurdu. Üç kapıyı da araladı, küçük kız yoktu.Şaşırdı, yüzü asıldı. Düşündüğü şey olamazdı. Onun haberi olmadan öğrencisi çıkamazdı.Derin nefes aldı, bunu veliye nasıl açıklayacağını düşündü. Biliyordu, çocukların sorumluluğu aileleri gelene kadar okula ve ona aitti.Lavabonun kapısını araladı, sınıfa geçti. Bakışları dış kapıda duran kadına kaydı. "Masal geliyor mu?" Diyen annenin sesiyle duraksadı. Endişe doluydu, Defne şaşırdı. Yüzü asıldı, bu ifade onu korkutmaya yetmişti. "Masal lavaboda.. değil mi?" "Ben onu az önce de gördüğüme eminim. Uzaklaşmış olamaz, buralarda olmalı" Hızla koridora çıktığında Defne'nin gözleri büyüdü. Hızla öğretmene yaklaşıp kolundan tuttu. Duyduğuna inanmak istemiyordu. "Kızım nerede?" "Bilmiyorum, sınıfta değil, habersiz çıkmış olmalı" Genç kadın elini geriye çekti, tüm bedeni endişeyle sarsıldı. Kafasını yana salladı, iki gözünden hızla yaş akmaya başladı.Kızı çok küçüktü, onsuz asla bir yere gitmez, gidemezdi. "Annecim" Hızla koşturmaya başladı. İçerisine kızının en çok sevdiği çikolatayı koyduğu çanta yere düştü.Umursamadı, öğretmeni takip edip tek tek binadaki diğer sınıflara bakınmaya başlandı. "Masal!!" Dakikalar içerisinde okulun tüm öğretmenleri, yönetimi ve çalışanları seferber olmuş küçük kızı aramaya başlamıştı. Tüm bina, bahçe didik didik aranmış fakat küçük kıza dair hiçbir şey bulunamamıştı. Geçen her saniye genç kadını daha çok korkutuyor, dayanma gücünü zayıflatıyordu.Bir adımı durdu, okulun bahçesinde ve çocuk parkının tam önündeydi. Ayakları onu taşımak da zorlanıyordu. Bakışını öğretmenlere çevirdi. "Kızım nerede??!" Sesi tüm bahçede yankılandı, kapıdan biri girdi. Okulun müdürüydü, olgun yaşlarda bir adamdı. Haberi aldığı gibi soluğu okulda almıştı. "Hala bulunamadı mı?" Sorduğu güvenlik görevlisi gözlerine baktı, kafasını iki yana salladı. Defne hızla müdüre yaklaştı. "Kızımı bana getirmek zorundasınız!!" "Hanımefendi lütfen sakin olun bulacağız" Şaşkındı Müdür Bey, ilk defa okulunda böyle bir durumla karşı karşıya kalıyordu. "Sakin olamam!! Benim kızım çok küçük!" "Biliyorum bizim hatamız ama merak etmeyin elimizden geleni yapacağız. Öncelikle güvenlik kameralarına bakalım." Genç kadının gözünden yeniden yaş süzüldü. Zihninde saatler öncesi ger aldı.Gece yanında uyutmuş, sabah erkenden uyanmış, özenle kahvaltısını yedirip giydirmiş ve okula neşeyle bırakmıştı.Elleri titremeye başladı, kızının mavi bakışları gözlerinin önünde belirdi. "Bebeğim" Dedi yanağından hızla yaşlar süzülmeye başladığında.Derin nefes aldı, güçlü olmak zorundaydı. Kızının başına bir tehlike gelmeden onu bulmalıydı. Bakışı müdüre kaydı, güvenlik odasına yürüyordu. Hızla takip etti.Birlikte kayıtların alındığı, her tarafın televizyonlardan görüntülerin izlediği bir odaya girdiler. Görevlilerden biri son bir saatin kayıtlarını geriye sararken, Defne geride durup, ekrana eğilmişti. Oynatılmaya başlayan kayıtlarda, kızını görme ümidiyle dikkatle bakarken, bir anda durdu. "Masal!" Dedi 10 dakika önce çekilen görüntülerde kızını görürken. Minik Masal, ayağında pembe pandufu, üstünde ince aynı renk triko hırkasıyla bahçedeydi. Park edilen arabalara yaklaşıp tek tek baktıktan sonra bahçe girişinde bulunan güvenlik kulübesine yaklaşıyordu. Sağa sola bakmasına rağmen kimseyi göremeyince, dışarıya çıktı. Defne hızla ekrana dokundu. "Çıktı! Dışarı çıktı!" Hızla koşmaya başladı. Gözünün önünde, sarı saçları, masmavi gözleri ve kalbine huzur veren gülümsemesi varken, tek isteği bir an önce ona ulaşmaktı. .... Çınar son model siyah jeepinin arka koltuğunda oturmuştu. Başını geriye dayamış, gözlerini de kapatmıştı. Düşünüyordu günler önce toprağa gömdüğü Derya'yı ve varlığından yeni haberdar olduğu kızını. Eline geçtiği andan beri yanından hiç ayırmadığı resimleri çıkardı yeniden ceketinin cebinden. Minicik bir bebek, bir beşiğin içerisinde mışıl mışıl uyuyordu. Elini, yavaşça yüzüne yaklaştırdı. "Babacığım.." Dedi dolu gözleriyle. Zihninde günlerdir sadece kızı vardı. Kim bilir neredeydi? Kimlerin yanındaydı? Onu bulmayı her şeyden çok istese de, elindeki bu resimlerle imkansız olduğunu biliyordu. Derin bir nefes alırken, gözlerini yeniden kapadı. Kalbi, hiç olmadığı kadar sızlıyordu. Kızının nasıl bir yüze sahip olduğunun hayalini kurarken, arabanın durduğunu hissetti. Gözlerini yavaşça açıp, öndeki şoföre çevirdi. "Neden durduk?" Şoför bakışını önündeki yol çalışmasına çevirdikten sonra arkasına döndü. "Sanırım kaza olmuş efendim, yolun açılmasını beklememiz gerekiyor" Çınar koltuğa yaklaşıp yeniden başını geriye dayadı. Elindeki resimleri sıkıca tutmuştu. Yavaşça cebine koymak için doğrulduğu sırada, bakışları önünde durdukları kaldırıma kaydı. Küçük bir kız çocuğu, tek başına yürüyordu. Minik boyu ve sarı düz saçları vardı. Soğuk havaya rağmen ayağında bulunan pembe pandufu ve aynı renk ince hırkası dikkatini çekmişti. Kızı, yeniden zihninde yer alırken düşündü yine. Acaba dedi, acaba kızını bu havada ısıtan birileri var mıydı? Acaba bu geçen 5 yılda, ona gerçek aile sevgisi gösterilmiş miydi? Derin bir nefesle geriye yeniden çekildiği sırada, bakışları titremeye başladığını fark ettiği küçük kıza kaydı. Etrafa bakınıyor, ne yöne gitmesi gerektiğini düşünüyordu. Aldırmadan, ailesinin bir köşeden çıkacağını düşünerek gözlerini kapattığı sırada, yeniden açtı. Hızla arabanın kapısını açıp, şoförün şaşkın bakışları altında indi. Birkaç adım ötede bulunan küçük kıza yaklaşıp önüne eğildi. Çocukları her zaman sevmişti ama bu defa ayrı bir şeydi. Bu defa hissettiği, baba olma duygusuydu. Kendi kızını öğrendikten sonra çocuklara karşı daha da hassaslaştığının farkında olarak gözlerine baktığında, beyaz teninin içerisinde, soğuktan kızaran ve masmavi sulara akmasına neden olan bir çift mavi gördü. "Merhaba" Küçük kız yabancı adamın kömür karası gözlerine, üstündeki lacivert takım elbiseye bakıp geri geri adım attı. Annesinin yabancılar için uyarılarını hatırlarken, minik kalbi hızla atmaya başladı. Ya onu zorla götürürse, ya onu annesinden ayırırsa, ya ona zarar verirse.. Aklından geçenlerle yüzü asıldı. "Korkma, ben sadece seninle konuşmak istiyorum" Küçük kız çekingenlikle adama ses çıkarmadan bakarken, Çınar hızla ayağa kalktı. Üstünde bulunan ceketi çıkarıp yaklaştı. "Hava çok soğuk, öncelikle bunu giymelisin" İyice sardıktan sonra yeniden önüne eğildi. "Söyle bakalım, yalnız mısın? Ailen nerede?" Minik kız hala sadece gözlerine bakıyordu. Derin bir nefes aldı daha fazla dayanamayarak "Yabancılarla konuşulmaz" Çınar'ın yüzünde gülümseme oluştu. Bu ses tonu, bu güzel yüze ve masmavi gözlere nasıl da uymuştu. "Aferin sana, tabii ki yabancılarla konuşmamalısın. O zaman şöyle yapalım, tanışalım" Küçük kız anlam vermeye çalışarak bakıyordu genç adamın gözlerine. "Ben Çınar" Elini uzattı. Bir çift mavi uzatılan ele kayarken, ne yapacağını şaşırdı. Zihninin bir köşesinde annesinin uyarışları varken, bir yandan da karşılık vermeyi istiyordu. "Senin ismin ne?" Adama bakıp, derin bir nefes verdi. Annesi burada değildi, farkındaydı. Bu durumdan faydalanıp, bir defa uyarılarını görmezden gelebilirdi. "Benim adım Masal" Buz tutan minik elini, adamın koca elinin arasına bıraktı. Kalbinin huzurla dolduğunu hisseden Çınar, gülümseyerek gözlerine bakıyordu. "Memnun oldum Masal'cım. İsmin çok güzelmiş" Küçük kızın ellerinin soğuğun etkisiyle titremeye başladığını fark etti. Endişeyle gözlerine bakıyordu. "Arkadaş olalım mı?" "Ama.. Sen büyüksün" "Büyüklerden de iyi arkadaş olur Masal'cım" Masal'ın yüzünde gülümseme oluştu. Kısılan mavi gözleri, pembe yanakları ve dudakları soğuktan kızarmaya başlamıştı. "Olalım, arkadaş olalım Çınar gülümseyip endişeyle ayağa kalktı. " O zaman artık yabancı değilim, benimle konuşabilirsin değil mi? " Masal gülen yüzüyle kafasını aşağı yukarı salladı. Çınar derin bir nefes verip hızla kucağına aldı. "Çok soğuk, arabada konuşalım o zaman" Birkaç adım ötede bulunan arabaya bindirdi. Kapıları sıkıca kapatırken, şaşkınlıkla izleyen şoförüne baktı. "Isıyı arttır" Bakışını arabadaki miniğe çevirdi. Beyaz teni, soğuğun etkisiyle al al olmuştu. "Masal'cım annen nerede?" Masal ilgisizce arabayı inceliyor, annesinin de arabası bulunmasına rağmen, böylesine lüks olmadığını biliyordu. "Bilmiyorum" "Kayıp mı oldun sen?" "Evet" Çınar derin bir nefes verdi. Ailesini düşünüyordu, kim bilir nasıl da endişelilerdi. "Aileni bulmamı ister misin?" "Evet, annemi istiyorum ben" Çınar gözlerine bakıyor, ne yapması gerektiğini düşünüyordu. "O zaman bana öncelikle annenin ismini söylemelisin. Polis amcalara gideceğiz, hemen bulacaklar" Masal ona çevirdi maviliklerini. Elini karnının üzerine bıraktı. "Çok acıktım ben" Çınar arabanın önündeki çalışmaya baktı. Tamamlanmıştı. Öncelikle karnını doyurmak zorunda hissetti. "Peki o zaman, önce yemek yiyelim sonra da anneni bulalım" Şoförüne yeni açılan alışveriş merkezine gitmesini söyleyip, küçük kıza döndü. Üstündeki ceketi geriye atmıştı. Gülümsedi. "Isındın mı?" "Evet" ..... Duran arabadan şoförün kapıyı açmasıyla indi Çınar. Minik kızı kucağına alıp alışveriş merkezine giriş yaptı. İleride bulunan çocuk mağazasına yaklaşıp, öncelikle üstüne bir mont ayaklarına da bir çift bot alıp giydirdikten sonra restoranlardan birine oturdular. Yemeklerin siparişini verirken, bir yandan da onu izliyordu. Nasıl da küçüktü? Gözlerine bakarken, gülümsediğini görünce, aynı şekilde gülümsedi istemsizce. "Kaç yaşındasın Masal?" Masal tek elinin beş parmağını ona uzattı. "Beş olacağım" Çınar'ın yüzünde buruk bir gülümseme oluştu. Kızını düşündü, o da şimdi bu minik kız gibiydi. ..... Kızını okulun bulunduğu sokaklarda aramaya devam eden Defne, geçen her saniye de daha fazla korkuyordu. Onsuz asla eve dönmeyi düşünmüyordu. Onun canı, yoldaşı, her şeyiydi. "Neredesin annecim?" Durmadan etrafa bakıyor, her deliği kontrol ediyordu. Okuldaki öğretmen ve müdürün ihbarıyla polisler de harekete geçmiş, her yerde kayıp anonsları verilmişti. .... Çınar kendi eliyle yemeğini yedirmeye çalıştığı Masal'ı izliyordu gülümseyerek. Gülen yüzü, neşesi ve sevimliliği nasıl da unutturmuştu her şeyi. Çınar'ın uzattığı son kaşığa bakıp geriye çekildi. "Doydum" Dedi karnına dokunurken. Çınar gülümseyerek, önündeki peçeteyle ağzını sildi. "O zaman artık aileni bulmama yardım etmelisin. İsimlerini söylemelisin ki, polis amcalar kolayca bulsun" "Annemin adı Defne" Ayağa kalktığında, Çınar da kalktı. Önden ilerleyen küçük kızı takip ederken, yaklaşıp elinden tuttu. Birlikte alışveriş merkezinde yürümeye başlarken, adımını bir köşede durdurdu Masal. Bir oyun parkıydı tam önünde. Yaşıtları mutlulukla oynuyordu. Gülümseyerek izlediğini fark eden Çınar, bakışını çocuklardan ayırıp ona döndü. "Oynamak ister misin?" "Evet, evet" Heyecanla gözlerine bakınca, Çınar gülümseyip o yöne ilerledi. Ücretini ödeyip içeriye girmesini sağladıktan sonra tam karşısında bulunan aile masalarından birine oturdu. Bakışları oyuna başlayan küçük kızın üzerinde iken, telefonunu cebinden çıkarıp bir numara tuşladı. "Alo Çınar Bey" "Küçük bir kız için kayıp ilanı var mı araştır. İsmi Masal, beş yaşında. Babasınınkini bilmiyorum ama annesinin de Defne" Telefonu kapatıp bakışını yeniden çocukların arasında ki Masal'a çevirdi. Etrafında onlarca çocuk vardı. Kendi kızı zihninde yer alırken, düşündü. Belki de bunlardan birisiydi. Hiç bilmediği yüzüydü en çok onu üzen. Belki defalarca görmüş, belki de hiç karşılaşmamıştı. Elinde sıkıca tuttuğu telefonu önünde ki masaya bırakıp, cebinden yeniden resimleri çıkardı. Yüzünü, kıyamayarak okşarken, derin bir nefes aldı. "Bulacağım seni babacığım, bir daha hiç ayrılmamak üzere bulacağım." Telefonun sesinin duydu. Yeniden eline alırken, ekranda az önce aradığı sekreterini gördü. "Alo" "Çınar Bey, dediğiniz özelliklere sahip bir ilan var." "Tamam, haber gönder çocuk benimle. Yeni açılan alışveriş merkezindeyiz" Telefonu kapattı. Elindeki resimleri katlayıp, önündeki çayı yudumladı. .... Çınar hala oyun oynayan Masal'ı izliyor, izledikçe de kendi kızını hatırlıyordu. Bir gün, onu da böyle bir yere getirip, sevincini izleyebilecek miydi? Derin bir nefes verdiğinde, tam karşıda bulunan kapıdan koşar adımlarla birinin girdiğini gördü. Uzun, beline uzanan siyah saçları ve kırmızıya boyanmış kömür gözleri vardı. Boyu uzun, yüzü yuvarlak ve bedeni oldukça zayıftı. Attığı adımlardan ve etrafa bakınarak yürüyüşünden de endişeli hali belli oluyordu. Ayağa kalktı Çınar, oyun parkına yanaşıp içeri çevirdi bakışını. "Masal" Masal oyunun içerisinde bakışını ona çevirip, hızla yaklaştığında, Çınar bayanın arkasında ilerleyen polislere bakıp, küçük kıza döndü. "Masal'cığım" Küçük kız, ilerde etrafa bakınan annesini gördü. "Anne!" Kızının sesi kulağına ulaşan Defne, adımını durdurdu. Bakışını sesin geldiği yöne çevirdiğinde, koşmaya başlayan kızını gördü. "Bebe..ğim!" Koşar adımlarla ilerleyip, koşan kızına yaklaştığı gibi sıkıca sarıldı. "Çok korktum, çok korktum annecim" Saçlarını ve yüzünü öpücüklere boğuyor, kokusunu içine çekiyordu. Onu yeniden görebildiği için şükürler ederken, Çınar da polislerin sorularına cevap veriyordu. Bakışları da sadece kızını, gözyaşlarıyla saran annedeydi. "İyi misin bebeğim? Bir yerine bir şey olmadı değil mi? Neredeydin annecim?" Gözlerine bakıp, yeniden sarıldığında, Çınar dolan gözlerini başka yöne çevirdi. Hala aklı almıyordu, Derya bebeğini nasıl terk edebildi? Nasıl kendi kanından canından olan bir varlığa kıyabildi? Geriye çekilen Defne, kızının üstündeki monta ve botlara baktı. Okuldan, hiçbir şey giymeden çıktığını biliyordu. "Bunları nereden buldun annecim?" Masal bakışını polis memurlarının bir şeyler imzalattırdığı adama çevirdi. Yüzünde gülümseme oluştu. "Çınar aldı anne" Defne kendine çeki düzen vermeye çalışarak yavaşça doğruldu. Kızının elini, yeniden kaybolmasından korkarcasına sıkıca tutmuştu. "Masal'ı bulan kişi, siz misiniz?" Çınar izleyen minik bir çift maviye bakıp gülümsedi. "Yolumuz kesişti diyebiliriz" "Size nasıl teşekkür etsem bilemiyorum, okuldan gizli çıkmış. Delirmek üzereydim, başına kötü bir şey geldiğini düşündüm" "Benim hatam, daha erken haber vermeliydim" Masal'a döndü. Sessizce durmuş ikisini izliyordu. "O çok iyi, inanın gerisi önemli değil" Masal annesinin elini bırakıp Çınar 'a yaklaştı. Mavi gözleri, gülümsemeyle kısılmıştı. "Çınar, sen benim en iyi arkadaşımsın artık" Mahçup bir şekilde kızına döndü Defne. "Annecim çok ayıp, büyüklere isimleriyle hitap etmemelisin" Çınar gülümseyip küçük kızın önüne eğildi. Minik ellerini tutup, çok küçük bir öpücük bıraktı. "Sen de artık benim en iyi arkadaşımsın" Masal'ın yüzünde koca bir gülümseme oluştu. "Çınar benim arkadaşım! Çınar benim en iyi arkadaşım! " Sevinçle tekrar edip annesine baktığında, Defne ona döndü. Kesinlikle ismiyle hitap etmesini istemiyordu. "Annecim" Küçük bir ikazda bulunmasına rağmen, Masal ona döndü. "Arkadaşlar böyle der Anne, Çınar benim en iyi arkadaşım" Çınar gülümseyerek ayağa kalktı. Elini, genç kadına uzattı. "Öğrendiniz ama yine söylemek isterim. Ben Çınar" Defne gülümseyip eline karşılık verdi. "Bende Defne, memnun oldum"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD