Papatya Tayfunu Ve Kısa Devre

900 Words

-Bedri Bey’den- ​Sabahın altısından beri salonun ortasındaki antika Pers halısının üzerinde iz açmış durumdaydım. ​Adım bir: Sol ayakkabı gıcırtısı. Adım iki: Sağ eldeki yelpazenin tiyatral rüzgârı. Adım üç: Masanın üzerindeki çay kupasına atılan umutsuz bir bakış. ​"Gitti," diye mırıldandım salonun tavanındaki kartonpiyerlere bakarak. "Zarafet tarihimizin en büyük hezimetini yaşıyoruz. Bir leydi adayı yetiştireyim derken, 42. kata kendi ayaklarıyla yürüyüp sırra kadem basan bir komando yetiştirmişim!" ​Telefonu masaya ellinci kez fırlattım. Maya sabahın ilk ışıklarında o tek cümleyi söyleyip kapatmıştı: "Cinayet yok... Ama galiba ben yandım." ​Neydi bu simgesel laflar?! Ne demekti 'ben yandım'? Yekta Gençaslan kızı holdingin dökümhanesine mi atmıştı? Yoksa o buz adam, kızımın devas

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD