Bir kaç gün sonra okula gitmek zorunda kaldım. Daha fazla devamsızlık yapamadım ve okulum durumu mazur görüp beni izinli saymıştı.
Bilerek geç gittim ve demirin sıramda olmamasını umdum ders zili çaldığında hızla sınıfa girdim benimle konuşmaya vakti olmasın diye.
Demir sıramda değildi. Hatta sınıfta bile değildi. Bu durum beni çok rahatlattı. Ve akşama kadar sınıftan ayrılmadım gamze sanem ve eda üçlüsünü görmek istemiyordum.
Akşam okul çıkışında herkesin dağılmasını bekledim okula kaçarak devam etmekten ne kadar nefret etsem de bu benim beden ve akıl sağlığım içindi.
Herkes gitmişti. Bahçede bir kaç kişi futbol oynuyordu o kadar.
Ben ise kapüşonumu kafama çekip yüzümü gizledim dikkat çekmeden okuldan çıkmayı başardım. Tam kaçtığımı sanarken demir karşımdaydı.
“nihayet gelebilmişsin” dedi.
“evet biraz kötü hissediyordum” diye geçiştirdim oda yanıma gelip benimle yürümeye başladı.
“tamam öyle diyorsan. Şimdi ne yapacaksın”
“eve gitmeyi düşünüyorum kardeşim yalnız” aslında hep yalnız kalırdı bu bir bahaneydi.
“benden kaçıyor gibisin” dedi kaşlarını kaldırarak.
“hayır kaçmıyorum sadece çok konuşkan değilim diyelim”
“aslında oldukça konuşkan birisin” dediğinde şaşırma sırası bendeydi.
“dün seni gördüm gayet de eğleniyor ve bir şeyler anlatıp gülüyordun”
“nasıl ama seni görmedim nereden bilebilirsin” evimizin karşısındaki parkta en sevdiğim kuzenim aynı zamanda tek arkadaşım olan duru vardı. Onunla daima çok eğlenirdim 1 saat kadar takılmıştık ve tek olduğumuza emindim.
“yakın oturuyoruz fark etmediysen dün eve dönerken sizi gördüm biraz izlemiş olabilirim.” Dedi yüzüme bakarken devam etti “gerçek kişiliğini saklamak zorunda değilsin”
“hayır saklamıyorum kimseyle samimi olacak kadar yakın olmadık”
“benimle olabilirsin, seni yargılamam”
“neden benimle bir anda ilgilenmeye başladın?”
Aklımda uzun zamandır dolaşan soruyu soruverdim hemen..
“çünkü seni ilginç buluyorum” verdiği cevap beni tatmin etmedi.
“eğer not içinse ve son olaydan ötürü ise acıyorsan ihtiyacım yok ben sadece son defa kendim için bir şey yapmak istemiştim”
“hayır öyle değil dedim ya ama öyle düşünüyorsan seni rahatsız etmem”
Demir arkasına dönerken onun böyle gitmesini istemedim.
“kardeşim henüz gelmedi bir iki saat geç gidebilirim belki yeni bir başlangıç için takılırız? Ne dersin” dedim.
Memnuniyetle döndü bana elini uzattı. Uzun zamandır ilk defa kimseyi memnun etmek için uğraşmıyordum akışına bıraktım ve onunla olmak istedim elini tuttum beraber bir şeyler içmek için yola koyulduk.
Sohbetimiz çok eğlenceliydi. Benim sınırlarımı biliyor asla diğer konuları kurcalamıyordu. Bu beni mutlu etti.
“peki neredeyse 3 saat olmuş bence dönelim. Senin için sorun olabilir”
“çok haklısın kalkalım” dedim anlayışla
Yol boyu pek konuşmadık onunlayken çok mutluydum. Anın büyüsünü bozmak istemedim.
Evimin önüne geldiğimizde durdu.
“sabah beraber gidelim seni bekleyeceğim”
“tamam kaçta çıkarsın seni bekletmeyeyim”
“8 gibi hazır ol yeter”
Eğilip yanaklarımdan öptüğünde kırmızının her rengine büründüğümden eminim. Oda bunu fark etti sanırım ve kısık gülümsemesini duydum. Karşılık vermeli miyim hayır çok hevesli gibi dururum vermezsem ayıp olabilir. Ahh Allahım niye öptü ki şimdi beni yada en azından ansızın öpmeseydi iyiydi.
“B-ben eve çıkayım. Yarın görüşürüz iyi akşamlar” dedim kekeleyerek ve gülümsemesi daha da genişledi.
Elim ayağım birbirine dolanırken yukarıya çıktım. Hala titriyordum. Bastırılmış her duygum kendini böyle belli ederdi. Sabahı dört gözle beklemeye başladım.
~(demirin bakış açısı)
O kızı daha önce görmüştüm oturduğum mahallede. Okulda daha başka yerlerde de dış görünüşünün farkında olmasa bile güzeldi. Beyaz tenli kumral saçlı ela gözlü minyon bir kızdı.
Adı gibi ay gibi parlıyordu. Ama güzelliğini geride bırakan bir karaktere sahipti. Okulda arkadaşı yoktu. Kimse ile konuşmaz herkese karşı tuhaf davranırdı.
Belkide onunla bu yüzden konuşmamıştım hem konuşsam eminim bizimkiler bana çok gülerdi.
O notu gördüğümde bir terslik olduğunu fark etmiştim. Beray öyle çantaya not atacak biri değildi. Nerede olduğunu merak ettim ve en son kızlar tuvaletinde olduğunu öğrendim.
Acımak evet o an ona acıdım çünkü hayatını bir çöp gibi kenara atabileceğini düşünmüştü. İlk bir kaç saniye bana ablamı hatırlattı onun gibi kanlar içindeydi.
Hemen kollarıma alıp yardım çağırdım kanı durdurmak için ne gerekiyorsa yaptım. Ambulans gelip götürdüğünde bir süre kendime gelemedim.
Ablam...
Beliz ablam oda kendini aptal bir adam yüzünden doğramıştı. Bileklerine bir çok kesi atıp intihar etmişti. Annem babam evde değildi. Ablamı öyle görmek ve yardım edememek canımı çok yakmıştı aylarca psikolojik tedavi gördüm.
Kendime biraz geldiğimde söz verdim. Ablamı kurtaramadım ama beraya iyi bakacağım ve onun sonu farklı olacak eğer yaşarsa ona ben bakacağım diye.
Onu öptüğümde kızarması o kadar tatlıydı ki gülümsemekten kendimi alamadım. Oradan ayrılıp doğruca bizim takıldığımız parka gittim.
Hepsi oradaydı sigaralarını içiyordu. İlk fark eden Batuhan oldu.
“ooo birader nerede kaldın”
“ellemeyin koçuma kızı tavladı heralde” dedi furkan.
Leyla kaşlarını kaldırdı “kızın zaten psikolojisi bozuk sakın uğraşayım deme demir bu sefer seni döveceğim”
“hem Didem var vallahi senin minik kuşu çiğ çiğ yer” dedi aslı Leyla onu onaylarken çetin konuyu anlamaya çalışıyordu.
“hangi kızdan bahsediyorsunuz”
“geçen bizim okulda intihar eden kız vardı ya o işte”
“eziklerle mi takılıyorsun artık demir?” dedi çetin
“maşallah maşallah herkes formunda ne konuştunuz be abicim” geçiştirmek istedim.
“lafı kaynatma” dedi Leyla yine kaşları çatıktı.
“tamam kızı soruyorsanız” cebimdeki notu onlara verdim hepsi sıra ile okurken ben devam ettim, “gördüğünüz gibi bana aşık ve haline acıdım tamam mı ablam gibi olsun istemiyorum ve yardım ediyorum duygusal bir şey değil. Hem Didem bunu anlayışla karşılar eminim ki”
Kızlar bir ağızdan “tabi canım çok anlayışla karşılar” dedi beni tiye alarak.
“yani hoşlanmıyorsun” dedi batu
“evet dedim ya!”
“o zaman şansımı denemem de sıkıntı olmaz öyle mi ve beni öldürmeye filan kalkmazsın”
Bu fikir beni rahatsız etse de o kıza bir şey hissetmediğimden emindim o yüzden,
“hayır olmaz ne yaparsan yap dediğim gibi sadece acıyorum”
Kızlar sözlerime memnun olmasa bile batu ve diğerleri oldukça memnundu. Herkesi grubumuza almazdı çetin bizden daha büyüktü. Ve açıkçası bazen yada torbacılık yaptığımız oluyordu bu yüzden herhangi birimizin sevgilisi yada başka arkadaşı olmazdı varsa bile ona güvenmeliydik.Yinede batunun onu incitmesin izin vermezdim. Onu üzmek fikri midemi bulandırıyordu.