Sabaha kadar kabus gördüm. Uyudum onu gördüm uyandım yine onda teselli bulmak istedim sanki bitmek bilmeyen bir döngü içinde dolanıyordum. Daha fazla yatakta kalamadım. Zaman kavramını yitirmiş gibiydim. Koltuğa kendimi bıraktım karşımdaki boş bahçeyi izliyordum. Bugün berayı defnetmemiz gerekiyordu. Dirisine çok geç kalmıştım en azından ölüsüne geç kalmak istemiyordum. Hazırlandım ilk defa siyah giymek bana bu kadar zor geliyordu. Hiçbir şey bilinçli değildi tıpkı bir robot gibi mekanik hareketlerle hazırlanıyordum belli bir hedef belirlemişim gibi. Toprağın soğuğu göğe yükseliyordu sanki. Her kürek darbesi, içimizde bir başka yarayı açıyor, susturulamayan bir acı uğulduyordu hepimizin içinde. Güneş bile çekmişti kendini geri. Her şey karaydı. Her şey sessizliğin çığlığıydı. Zehra

