Barlas, rüzgârı delip geçen arabasıyla toz kaldırarak geldiğinde, önünde yükselen manzara yüreğini bir mengene gibi sıktı. Gözleri yanan eve takıldığında, bir an için nefesi kesildi. Kapkara duman, gökyüzüne hâlâ sinsice tırmanıyordu. Kömürleşmiş duvarlar, is tutmuş taşlar ve kararmış bir hayat… Her şey yanmıştı. Her şey. Barlas arabadan indiğinde Batuhan zaten oradaydı. Dizleri toprağa çökmüş, başını elleri arasına almış, gözleri kan çanağına dönmüştü. Yüzünde, yeryüzünde söylenebilecek hiçbir kelimeye yer bırakmayan bir acı vardı. “Ne oldu burda?” diye sordu Barlas, sesi kuru ve titrekti. Ama Batuhan cevap veremedi. Bir koruma, suskunluğun ağırlığını yararcasına yaklaştı. “İçeride… bir kadın cesedi bulduk. Tanınamayacak halde… ama boyuna ve künyeye göre… büyük ihtimalle o.” B

