Akşam olduğunda, ateşler yakıldı. Alan, ışıl ışıldı. Koca ateşler, gökyüzüne yükseliyor, etrafı aydınlatıyordu. İnsanlar, ateşin etrafında toplandı, türküler söyledi. Şehmuz, yine sazını eline aldı. Bu kez söylediği türkü, bambaşkaydı. Yeni bir türküydü, bu barış için yazılmıştı. Sözleri, herkesin kalbine işliyor, ruhuna dokunuyordu. "Artık bitsin bu kavga, dursun bu savaş, Kardeş kardeşe düşman olmasın, Analar ağlamasın, çocuklar gülsün, Barış olsun, barış kalsın." Herkes, türküye eşlik etti. Önce birkaç kişi, sonra onlarca, sonra yüzlerce kişi. Sesler gökyüzüne yükseldi, yıldızlara ulaştı. Gözler yaşlıydı ama bu kez sevinçten. Bu türkü, yıllarca söylenecekti. Barışın türküsü olacak, dilden dile dolaşacaktı. Gülperi ve Adile, el ele tutuşmuş, ağlıyordu. Hacer ve Meryem de yanlarınd

