Barış antlaşmasının üzerinden bir ay geçmişti. Nisan ayıydı, bahar tüm güzelliğiyle kendini gösteriyor, toprak yeşermiş, ağaçlar çiçek açmıştı. Bozatlı köyünde ise bambaşka bir heyecan vardı: Sibel ve Aziz'in düğünü için hazırlıklar başlıyordu. Sabah erkenden, Cihan evin avlusunda oturmuş çayını yudumluyordu. Güneş yeni doğmuş, kuşlar cıvıldıyor, horozlar ötüyordu. İçinde tarifsiz bir heyecan vardı. Kızı evleniyordu. Ama bu sıradan bir evlilik değildi. Bu, aşiretin belki de en çok tartışılan, en çok konuşulan evliliği olacaktı. Gülperi, yanına geldi, elini omzuna koydu. "Yine düşüncelere dalmışsın." "Kızımızı düşünüyorum. Büyüdü işte, evleniyor. Daha dün gibi, küçücük bir kızdı, dizimde oynardı." Gülperi gülümsedi. "Evet, zaman çabuk geçiyor. Ama iyi bir kız yetiştirdik, iyi bir adam b

