10.BÖLÜM: DÜĞÜN TARİHİ
ELFİDA
Yusuf'un itirafı karşısında, nedense aklım dikkat et diye sinyal verse de, kalbim ona inan diyordu.İkilemdeydim.
Ama önceliğim, başta Enes'ten sonra Hatice'den hesap sormaktı.Sonra da diğerlerinden.Ve bu diğerleri içinde Yusuf'ta vardı.
Ama bu oyunda bana yardım ederken, aslında cezasını da çekecekti.Çünkü hafızamı kaybetmediğimi biliyordu.Numara yapamayacaktı yalnızken.
''Pekala, şimdi bunların önemi yok.Madem bunu fırsat olarak gördünüz.Bende size o fırsatı vericem.Bu akşam için, Züleyha teyzeye söyle, amcamları yani yeni dünürlerini ve biz diğer dünürlerini yemeğe çağarsın.
Malum, Enes'in de dediği gibi düğünü belki beraber yaparız.Tarihi kararlaştıralım.''dedim.
Yusuf ''Sen emin misin Elfida! Bu kadar ileri gitmeye gerek var mı?Bu kadar mı yaktın gemileri''dedi.
''Evet yaktım.Kimse benim gururumu ayaklar altına alamaz.Bunun bir bedeli olucak.Sende her dediğimi yaparak bu bedeli ödüyeceksin'' dedim.
''Tamam sen ne dersen o.Belki bu şekilde senin kalbini kazanabilirim.Samimiyetimi anlarsın belki'' dedi.
Hala kalbimi kazanmaktan söz ediyordu.
'' Ben ne diyorum, sen ne diyorsun.Neyse şuan bu akşamı bir atlatalım.Sonrasını sonra konuşuruz'' dedim.
Çayları içip, ayaklandık.Ayrı ayrı geldiğimizden, kendi araçlarımızla döndük.Ben eve o da şirkete gidicekti galiba.Eve girdiğimde annem de beni bekliyordu.Bütün konuştuklarımızı
ona anlattım.Akşam bir açık vermesin, diye iyice tembih ettim.
Yusuf dediğimi yapmış olacak ki, bir saat sonra Züleyha teyze annemi aradı.Ve akşam yemeğe davet etti.
Akşama bambaşka bir Elfida ile karşılaşacaklardı.
,,,,,,,,,,,,,,,,
Akşam olduğunda annemle hazır bekliyorduk.İki ev vardı aramızda ama nişanlım olarak Yusuf bize eşlik edecekti.Onu bekliyorduk.
Az sonra kapı çaldı.Annem kapıyı açtığında ben de kapıya ulaşmıştım.Yusuf'u görünce ağzım açık kaldı.İki dirhem bir çekirdek olmuştu.Rolüne baya iyi hazırlanmıştı.
Tabi ondan etkilendiğimi sanıp, karşımda sırıtıyordu.Kendimi hemen topladım.''Hoş geldin'' dedim.O da ''Hoş buldum''dedi.
Hafızamı kaybetmediğimi bildiğinden ve annemde yanımda olduğundan, sahiplik eki ekliyemedi, sözünün devamına.
Lafı daha fazla uzatmadan, birlikte dışarı çıkıp, 2 ev ilerideki evlerine gittik.
Kapıdan içeri girer girmez, başladık oyuna.
Züleyha teyze ''Hoş geldiniz canlarım.Oy benim güzel gelinim.Nasıl da güzel olmuş.Buyrun, sizi bekliyorduk yemeğe başlamak için '' dedi.
Klasik Züleyha teyzeydi.Her zamanki gibi karşılamıştı beni.Tek fark şuanlık geliniydim gerçekten.Ama şimdilik...
Salona girdiğimizde herkes yemek masasına oturmuş bizi bekliyordu.Çalışanlarda yemekleri masaya taşıyordu.Servisi hep ben yapardım.Ama bugün elimi atmayacaktım.Yusuf'un sandalyemi çekmesiyle yerime oturdum.
Bir yanıma annem diğer yanıma da Yusuf oturdu.
Herkesle selamlaştıktan sonra önce yemekler yensin, sonra sohbete geçelim dediler.
Yemekler yendi, çaylar içilmesi için koltuklara geçtik.
Ben anneme işaret yaptım.Konuya girsin diye ve o da anladı ve söze başladı;''Züleyha!, Süleyman abi, hazır toplanmışken Elfida ve Yusuf'un düğün tarihini kararlaştıralım diyorum.Onlar bir tarih konuşmuşlar aralarında, benim için uygun.
Sizin içinde uygunsa öyle yapalım''dedi.
Süleyman amca, Züleyha teyzeye başını sallayarak onay verdi.Dikkatimi çekti de bu akşam doğru düzgün konuşmuyordu. Amcam, kaç defa sohbet açmaya çabaladıysa da, kısa cevaplar verdi hep.
Anlaşılan bana oyun kurdukları için üzgündü.
Ama esas oyunun içinde olduğunun farkında bile değildi.Oyunu ben kuruyordum onlara.
Züleyha teyze '' Tabi, çocuklar nasıl uygun gördüyse, sonuçta onlar evlenecek.Bize onlara destek olmak düşer'' dedi imalı bir şekilde.
Ben sıranın bana geldiğini anlayarak, bombayı patlatmaya karar verdim.Daha
İkinci dönemin başındaydım.Okullar yeni açılmıştı.Yaz tatili girdiği gibi düğün tarihine karar vemiştik Yusuf'la. Daha inandırıcı olacağını düşünmüştük.Yaklasık 3 ay vardı, haziranı saymaya gerek yoktu.Lise öğrencileri son haftalarda gelmiyordu okula.Bende rapor alırdım o sürede.
''Biz 3 ay sonra düğünü yapmaya karar verdik '' dedim.Bunu dediğim anda Enes içtiği çayı püskürttü.Hayır, ona ne oluyorsa.
Yanında Hatice, sırtına vuruyordu.Sahi bunlar ne zaman evleneceklerdi.Bizden önce evlenseler iyi olurdu.Aksi halde düğünümde her şeyi itiraf edecektim ve herkese rezil olcaklardı.Ama bizden önce evlenirlerse, onların düğün arifesinde herşeyi açığa çıkaracaktım.
Enes soluklanmış olacak ki, söze girdi.
''Neden bu kadar çabuk, daha yeni nişanlanmadınız mı? Sıra bizde bence!Bizde nişanımızı yapalım.Düğünü ondan sonra yaparsınız ''dedi.
Ne saçmalıyordu.
''Enes sizin nişanınızla bizim bir alakamız yok. İster bu 3 ay içinde nişanınızı yapın ister bizden sonra ama, ben kimseyi bekleyemem.Devlette çalışıyorum.Sizin gibi özel sektör de değilim.
O yüzden zırt pırt izin alamam '' dedim.
Benim böyle çıkışmama bozuldu ama daha fazla konuşamadı.O zamana kadar sessizce laf dinleyen Halil abim, bıyık altından gülüyordu.Avuç içlerini birbirine sürtüp, ''Vay Elfida!,
demek daha fazla bekleyemeyeceksin.Buldun tabi böyle oğlanı , kaçırmam diyorsun'' dedi.
''Tabi abi, kaparlar maparlar mazallah ne me lazım! Bir an evvel tapusunu almalıyım'' dedim.Herkes bu sözüme kahkaha attı.
Süleyman amcanın bile asık suratı düzeldi.Bir Enes zoraki gülüyordu.Hatice de onu neşelendirmeye çabalıyordu.Daha düne kadar, karım diyordu karşıma çıkmış.Niye şimdi saçma davranıyordu.Yoksa beni kaybettiğine mi pişmandı.Yusuf haklımıydı.
Enes bu kadar narsist bir kişilikmiydi.Resmen bu başıma gelenler için, nerdeyse iyiki gelmiş diyecektim.Çünkü Enes,Yusuf'la tuttuğumuz ellerimize, koparmak ister gibi bakıyordu.Tam o sırada Yusuf eğilip yanağımdan öpüp,
'' Nişanlım ne derse o'' demesiyle Enes ayağa kalktı.Hepimizin bakışları ona dönünce, yaptığı hareketin farkına vardı.
Boğazını temizleyerek ''Ben şey diyecektim.Elfida muhafazakar bir yaşantısı olduğu için, abimle nikahı kıyılmadan, nişanlısı olsa da böyle öpmek felan kabul etmez '' dedi.
Benim adıma da konuşuyordu artık demek.Tamam, restine rest Enes efendi.
''Evet haklısın Enes.Bizde bu yüzden bu haftasonu , dini nikahın kıyılmasına karar verdik.Malum sen bilirsin bu işleri, nikahınız kıyılmıştı sizin.Hocayı sen getirirsin artık'' deyince kıpkırmızı oldu kulaklarına kadar.
Ama esas şaşıran amcamdı.'Bu da ne demek oluyor? Siz bizden habersiz imam nikahı mı kıydınız' dedi.
Anlaşılan nikâhtan kimsenin haberi yokmuş.
Uppss ağzımdan baklayı kaçırdım desene .....
Oh olsundu, daha bunlar iyi günleriydi....