YUSUF
Elfida’yı Hatice’ye bırakıp, Elfida’ların evine ,annemlerin yanına geçtik.
Anlatıcaklarımızı dinleyince kıyamet kopacaktı.Hele babamın tepkisini ölçemiyordum.
Yanlarına geldiğimiz de, Sıdıka teyze arkamıza bakınca, gözlerinin Elfida’yı aradığını anladım.Hemen söze girdim.
‘’Lütfen, size şimdi anlatacaklarımızı, sakin kalarak, yargılamadan dinleyin’’ deyip, biraz öncesini ve sonrası olanları anlattım.
Sıdıka teyze şok oldu.Sinan bey ve Rabia hanım da, ilk defa sus pus oldular.Ama annemler, kısmen bir kısmını bildiklerinden , sesleri çıkmadı.Utançla başını eğmişti babam.
Utanılacak ne vardı ki, baştan beri beni dinleselerdi.Böyle olmazdı.
Sıdıka Teyze:’’Yusuf oğlum, senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
Nasıl hatırlamıyor benim kızım! ve siz nasıl böyle bir plan yapabilirsiniz, benim kızım hakkın da , Enes istemiyordu madem neden zorladınız, Züleyha sen söyle!
Süleyman abi, madem oğlun istemiyordu, neden direttin, illa olcak diyede, kızıma ümit verdiniz.
Güzellikle anlatırdık.Ama siz geldiğimizden beri, Enes ve Elfida diye diye etkilendi.
Üstelik bende sizin samimiyetinize dayanarak, kızım Enes’in tavırlarından şüphelendiğinde, kuruntu yaptığını söyledim.
Sizin yüzünüzden bende kızımı zorlamış oldum’’ dedi.
Bağarmıyordu.Ama sesinin tonu yakıp yıkmaya yetiyordu.
Babam ‘’Ne desen haklısın Sıdıka! Ama biz de Elfida üzülmesin diye çabalarken, daha kötüsünü yaptık ona .Madem böyle bir kaza yaşandı.Şuanlık ses etmeyelim.Elbet hatırlar, Elfida ve şuan ters bir tepki olabilir, anlatırsak her şeyi, daha çok ters tepebilir.
Doktora gidelim, durumunu soralım.’’ Dedi.
Ah baba, vaktinde böyle ılımlı olsan ne vardı.
Şimdi belkide bunlarla uğraşıyor olmazdık.
Hep beraber evden çıktık.Elfida’yıda alıp hastaneye götürdük.Kontrol ettirdikten sonra, bazı tahliller istedi doktor.Onları verdikten sonra, sonuçların çıkmasını beklemeye başladık.
ELFİDA
İnanamıyorum! Şuan yaşadıklarıma inanamıyorum.Yaptığım bir şaka yüzünden şuan tomografi mi dersin, kan tahlili mi dersin.Doktor ne gerekiyorsa yapılsın istendiğinden, nerdeyse beni deney faresi sandı galiba.
Avazım çıktığı kadar bağarmamak için zor tutuyordum kendimi.Ama annem bu kadar üzgünken, şaka yaptım demek , aklını almakla eşdeğerdi.
Mecbur şuan sustum.Nasıl olsa intikam aldıktan sonra , her şeyi itiraf ederdim.Annemde hak verirdi bana .Çünkü bu iki kardeşin beni, oyuncağı gibi kullanmasına izin verecek değildim.Ve Züleyha teyze ile Süleyman amcaya da kırılmıştım.
Oğullarının hislerini bildikleri halde , beni üzmeyeyim derken,daha çok canımı acıtmışlardı.
Ne gerek vardı tüm bunlara sanki.
Anlatsalar anlamayacak mıydım.Enes diye ölmüyordum ya.Bir kaç gün hayal kırıklığı yaşar.Sonra toparlanırdım.
O da kuzenimle oluşundan yaşardım bu hayal kırıklığını,çünkü kız kardeşti bi nevi.Yoksa Enes başkasını tabiiki sevebilirdi.En doğal hakkıydı.
Ama en çok da Yusuf’a kızgındım.Madem bana duyguların vardı.Abi dememe surat bükeceğine, benimle konuşsaydın.Ama o ne yaptı.
Sahte hafıza kaybımdan yararlanmayı seçti.
Kendimi kullanılmış hissediyordum.
Keşke hiç istanbul’a gelmeseydik.
Babamın hatıralarını kirletmiştiler.
Kendimede kızıyordum.Aslında gözüme sokmuştu Enes , ama ben görmemeyi seçtim yada duymamayı.
Ama bunun bedelini hepsine ödeticektim.
………………………
Hastaneden çıktık.Doktor her şeyin normal olduğunu , kısa süreki bir hafıza kaybı yaşadığımı ve en yakın zamanda hatırlayacağımı söyledi.
Tabi bunu doktorla özel olarak konuştum.
Çünkü testlerim temizdi ama her şeyi anlatınca yardım edeceğini söyledi.Kadın dayanışması:)
Eve doğru gitmek için yola çıktık. Kendimi odama atıp , sadece uyumak istiyordum.Başım ağrıyordu.
Ama ne yazık ki bu mümkün olmadı.Arabadan indiğimde , Yusuf’ta beni bekliyordu.
Enes, amcamlarla gitmişti.Sanırım damatları olarak, olayların iç yüzünü anlatacaktı belkide bilemiyorum.Çünkü ne konuştuklarını tam bilmiyordum.Ama Yusuf’un her detayı anlatmadığına emindim.
Neden mi? Çünkü onlar, her ne kadar onları duymadım sansa da , onlar üçü birlikte konuşurken, Hatice’yi su bahanesiyle mutfağa gönderdiğim sırada, hemen ayağa kalkmış ve bulundukları odanın kapısında onlar konuşurken, bir kısmını dinleyebilmiştim.
Meğer Hatice ile Enes imam nikahıyla evlenmişlerdi.Baktım Hatice geri geliyor, hemen odaya dönmüştüm.Az bir şey dinlemiş olsamda bana yetmişti.
Kim bilir bilmediğim daha neler vardı.
Bu yüzden şakaya devam etmiştim.
Benden sakladıkları her şeyi öğrenecek ve hesabını soracaktım.
Şuan onların oyununa ayak uyduracaktım.
........
Yusuf, arabadan inmeme yardım ederken , sürücü tarafından inen anneme ,
‘’Sıdıka teyze müsaden olursa ,Elfida ile bir 5 dk. Konuşabilirmiyiz’’ dedi.
Annem isteksiz olsada, başını salladı ve eve geçti.
Yusuf ‘’ Elfida şuan kafan çok karışık biliyorum.Ama her şey zamanla çözülür.Sadece seni çok sevdiğimi unutma ‘’ dedi.
Ne desem bilemedim.
Bir tarafım , ben hafızamı kaybetmedim, deyip yüzüne gerçekleri haykırmak, hesap sormak istiyordu.
Diğer tarafımda ise ufakta olsa, vicdan azabı duyuyordum ona karşı. Hele de o bana, böyle aşkla bakarken, nasıl görmedim ben seni Yusuf! Şimdiye kadar..Nasıl anlamadım duygularını..
‘’Tamam’’ diyebildim, sadece ve ardından eve girdim.
Yusuf’ta ben kapıdan girdikten sonra evine gitti.
Anneme dinlenmek istediğimi söyleyip odama gittim.Düşünmeye ihtiyacım vardı.
Bu durumu annemden saklayamazdım.Ama bugün değil, önce kafamı toplamalıydım..