Barlas'ın Anlatımından Devam "Bağlayın elini ayağını. Sıkı bağlayın, kaçmasın ha." "Tamam abi." "Nazım abi bayılacak bu hediye. O Isabelle kaçmasa çok daha iyi olurdu da neyse." Sandalyeye ellerim ve ayaklarım bağlıyken başım hâlâ öne eğikti. Bu sayede rahatça konuşuyorlardı yanımda. Ve bir şeyler öğrenebilirdim. "Niye uyanmadı hâlâ bu? Ne yaptınız, öldürdünüz mü adamı?" Bu konuşan diğerlerinden farklıydı. Bana vuran adam konuştu. "Yok, hafif vurdum. Bayıldı." "Tamam, ayıltın şunu. Nazım abi gelince böyle görmesin." "Tamam abi." Biri omzuma dokundu. "Kalk lan." anlaşılan uyanma vakti gelmişti. "Kalk, uyan artık." Gözlerimi yavaşça açıp yüzümü buruşturdum. "Ne oluyor?" "Uyan bakalım prenses." Başımı kaldırıp baygın bakışlarla etrafa bakındım. Oğlum Barlas, oyuncu olacak adammışs

