Harun salonda oturmuş, kahvesini yudumluyordu. Salonun kapısında beliren genç kadınla yüzü aydınlandı, kahvesini önündeki sehpaya bırakıp ayağa kalktı. Sevgilisine duyduğu saygıdan dolayı bunu hep yapardı. Olduğu odaya girdiği anda ayağa kalkarak karşılardı sevdiği kadını ve o oturduktan sonra otururdu. "Ah! Bu güzel kadın benim karım mı?" diyen alaylı sesi odayı doldururken elini genç kadına uzattı. Melike, bir günlük kocasının uzattığı eli iki avcuyla tuttu ve dudaklarını bastırdı. Harun'un içi eridi karısının bu hareketiyle. Avcunu genç kadının yanağına bastırdı ve baş parmağıyla eşinin elmacık kemiğini okşadı. Dudaklarını alnına bastırdı. "Günaydın karıcığım. İyi uyudun mu gece?" "Günaydın kocacığım. Bebek gibi uyudum. Sen?" "Çok güzel bir şey geldi bak dün gece başıma. Nerede uyu

