Sabah olunca Melike, dükkana çekinerek gitti. Bir akşam önce şuursuzca yaptığı hareket yüzünden Harun'a nasıl davranacağını bilmiyordu. Çocuğun niyeti bariz, ortadayken kalkıp da onu boş yere ümitlendirmek Melike'ye göre hiç de doğru bir davranış değildi. Ailesi de onu öyle yetiştirmemişti, Melike'nin mizacı da öyle değildi zaten. Her şeyden önce beraber büyüdüğü erkek kardeşi Cüneyt'i gözünün önünde tutarak hareket eder, karşısındaki erkeği Cüneyt'in yerine koyardı. Gece yatağında sağa sola döndü, durdu. En sonunda canı sıkıldı, baktı uyku da uyumayacak, kalkıp mutfağa girdi. O sırada Cüneyt de dışarıdan geldi ve mutfağın ışığını görünce mutfağa uğradı. "N'apıyon gız?" "Ay, Cüneyt! Ödümü kopardın. Ne işin var bu saatte dışarıda?" "Arkadaşlarla oturduk. Seni de götürecektim ama yemek s

