Harun Aybike'nin evinden çıkıp sinirle babamın evine gittim. Beni boşadığı, rezil ettiği, uzaklaştıma kararı aldığı yetmemiş bir de itin biriyle sevgili olmuştu pis sürtük! Artık bu iş çığırından çıkmıştı. Babam ne derse desin ondan uzak durmayacaktım. Eninde sonunda Aybike tekrar benim olacaktı. Babamın evinin önüne gelince arabamdan indim ve kapıya yöneldim. Bana kapıyı açan yaşlı kahyayı itekleyip içeri girdim ve üst kata çıktım. Babam ofisinde olmalıydı. Kapıyı çalmadan ofise dalıp bağırdım: "Baba Aybike'nin yanıdan geliyorum..." Cümlemi tamamlayamadım çünkü babam yalnız değildi. Büyük, masif masasına oturmuş karşısında oturan üç yaşlı adamla konuşuyordu. Hepsinin ellerindeki viski bardaklarına ve çoktan dolmuş kül tablalarına bakılırsa hararetli bir iş konuşmasının ortasına dalmı

