Yorganın altından sıyrıldığımda tenimde bir soğukluk vardı. Geceden kalma bir ıslaklık değil bu daha farklıydı. İçime işlemiş bir donukluk. Saat beş buçuktu. Perdeler yarı açık kalmış, soluk bir ışık odama sızmıştı. Hava sessizdi ama içimde bir uğultu yankılanıyordu. Tüm gece boyunca beynimin arka duvarına vuran bir görüntü vardı ama netleşmiyordu. Yavaşça banyoya yürüdüm. Aynaya baktığımda yorgun değildim… hasta gibiydim. Göz altlarım mor değil, boştu. Yüzüme su çarptım. Soğuk su, yüzümdeki sıcaklıkla çarpıştı. Birden başım döndü, zihnim bulanıklaştı. Gözlerim kararırken bir anı beynimin içinde izinsizce yankılandı. Küçük bir erkek çocuğu, elinde arabasıyla öylece duruyor. Bu erkek kardeşim… Arkadan bir ses yükseliyor. Şiddetli, acı dolu çığlıklar var. Sadece duyuyorum çünkü odamdayım

