Olayların hızla değiştiği bu karanlık çağda, yalnızca Aidan ve Ateş’le ilgili gelişmeler değil, aynı zamanda her adımı sessizce takip eden, görünmez bir güç de vardı. Yeraltı şehrinin derinliklerinden sızan eski efsanelerin izinde, kim olduklarını bilmediğimiz izleyenler, gölgeler arasında sessizce toplanmıştı. O gece, arşiv odasının koridorlarından yükselen mavi ışığın altında, uzun paltoları, yüzlerini kısmen saklayan kapüşonları ve dikkatle seçilmiş aksesuarlara sahip birkaç figür vardı. Bu kişiler, sanki geleceğin akışını, şehrin kaderini ve Aidan’ın yükselişini tartışır, birbirleri arasında fısıldayarak planlar yaparlardı. (Bir izleyici iç sesi): “Aidan… Onun yükselişiyle beraber eski düzen sallanacak. Artık kalabalık siluetler içinde, kimlerin hâlâ sadık olduğunu anlamak imkânsız.

