Gözümdeki yaşı sertçe silerek geldiğim yolu göğsümde taşıdığım bir ateş topuyla geri tepmeye başladım. Öyle ağır ağır atıyordum ki adımlarımı.. Bu halde kimsenin beni görmesini istemiyordum. Yolun ortasında duraksayarak bir arkamdaki yola baktım bir önümdeki. İki ucu da boklu değnekti. Ahşap eve gitsem kızlara açıklama yapmak zorunda kalacaktım. "of of" Çiftliğe doğru gitsem onu gördüğüm an yüzüne tükürecektim. Ağlamam da cabası olacaktı. Kafamı hızla iki yana sallayarak bu düşünceyi anında sildim aklımdan. "Şeytan görsün yüzünü!" sinirle konuşup, tekrar içime çöreklenen hüzün ile yaşın kayıp gittiği nemlenen gözlerimi silip yürümeye başladım. "Salak Ahuşan! salak! daha iki günlük adama anlam yüklersen böyle olur." Kızlara görünmeden bir şekilde eve girmeye çalışacaktım. Bu halde bi

