**Bölüm 20: Mum Işığında Ateşkes** Mert, odasının penceresinin en karanlık köşesinde, nefesini tutmuş, bir heykel gibi hareketsiz duruyordu. Gözleri, sokağın karşısındaki o zifiri karanlığa kilitlenmişti. Birkaç saniye önce gördüğü o küçücük, kızıl kor, bir anlığına parlayıp sönen o sigara ateşi, zihninde hala yanıp sönüyordu. Bu, rastgele bir gece gezgini değildi. Bu duruş, bu sabır... Erzincan'daki dağ eğitimlerinde ya da İstanbul'daki operasyon brifinglerinde defalarca analiz ettikleri türden bir bekleyişti. Bu, bir avcının sabrıydı. Vücudundaki tüm kaslar anında gerildi. Adrenalin, damarlarında soğuk bir dalga gibi yayıldı. İlk içgüdüsü, tehdidi ortadan kaldırmak, o gölgeyi etkisiz hale getirmekti. Ama burada, yabancı bir ülkede, daracık sokaklarla çevrili bu labirentte tek başınaydı

