* * * * * ZERDA' dan... Gözlerinde kendi aksimi gördüm; sanki karşımda o değil, şeytan vardı. Sanki onun karşısında ben değil de şeytan duruyordu. O, korkunç bir öfkeye bürünmüştü. Sadece iki saat önceki adamdan eser kalmamıştı. Yaklaştı, kolumdan tuttu. Cihan'ı daha sıkı kavradım. Beni neredeyse sürüklercesine arabasının yanına götürdü. Kapıyı açıp, "Otur hemen," dedi. Hiçbir şey söylemedim, itiraz edemedim. Suçumu biliyordum. Geçip oturdum. Fırat, arabanın kapısını yüzüme çarpar gibi kapattıktan sonra anahtardaki düğmeyle kapıları kilitledi. Beni içeride bırakıp, aynı öfke dolu adımlarla Roza'nın evine döndü. Bahçe kapısını tekmeyle açıp içeri girdiğini gördüm. İçimde anlam veremediğim bir sızı başladı. Ne yapacaktı ona acaba? Allah'ım, ne olur yanlış bir şey yapmasın... Ne olur..

